MAHKEMESİ : Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/03/2013
NUMARASI : 2012/1117-2013/447
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak ve tahliye davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağı ve temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, alacak isteminin kabulüne, tahliye istemi konusuz kaldığından bu istek hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalılar vekilinin kiralananın tahliye edildiğine ve alacağın buna göre hesaplanması gerektiğine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.10.2011 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyi davalılardan E.. Ç.. kiracı sıfatıyla, diğer davalılar müteselsil kefil sıfatıyla imzalamışlardır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 19. maddesinde bir kira parasının ödenmemesi halinde gelecek kiraların muaccel hale geleceği düzenlenmiştir. Davacı temerrüt ihtarına dayanak yapılan Bandırma 3. İcra Müdürlüğü’nün 2011/670 sayılı dosyası ile davalı borçlular hakkında 14.12.2011 tarihinde tahliye istemli olarak başlattığı icra takibinde, Kasım- Aralık 2011 aylarından eksik ödenen 250'şer TL ile aylık 1.200 TL'den muaccel hale gelen Şubat- 2012 dahil Eylül 2013 tarihine kadar olan kira parasının tahsilini talep etmiştir. Davalılar her ne kadar kiralananın 02.02.2012 tarihinde tahliye ettiklerini savunmuşlarsa da kiralananın anahtarı 23.10.2012 tarihinde davacıya teslim edilmiştir. Davalı kiracı sözleşmeyi süresinden önce feshetmiş olup feshin haklılığı davalı tarafından kanıtlanmadıkça davalı kiracının sorumluluğunun taşınmazın aynı koşullarda yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar devam edeceğinin kabulü gerekir. Somut olay bu çerçevede değerlendirilerek tüm davalıların anahtar teslim tarihine kadar olan süreçte sözleşme kapsamındaki kira paralarından sorumluluğunun tespiti davalı kiracı yönünden ise anahtar teslim tarihinden itibaren taşınmazın aynı koşullarda ne kadar sürede kiraya verilebileceği süre tespit edilerek bu tarihe kadar olan kira paraları yönünden sorumluluğu belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde alacak isteminin tümden kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 08.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy