MAHKEMESİ : Manisa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/10/2013
NUMARASI : 2012/402-2013/780
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira bedellerinin ve damga vergisinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili; müvekkili şirketin dava konusu taşınmazda 15.12.2010 başlangıç tarihli 12 ay süreli kira sözleşmesi ile aylık 3.500 TL kira bedeli karşılığında kiracı olduğunu, diğer davacı B.. A..'in ise kira sözleşmesine kefil olduğunu, taşınmazdaki elektrik tesisatının gücünün 5 kw'a kadar desteklediği için gücün 200 kw'a yükseltilmesinin zorunlu olduğundan davalı kiralayan ile müvekkilinin görüştüğünü, güç arttırımı masraflarının kira bedellerinden mahsup edilmesi konusunda tarafların mutabık kaldıklarını, davalının işin yapılmasına onay vermesi ve Tedaş'a başvuruda bulunması üzerine müvekkili kiracının elektrik projesini yaptırdığını, müvekkilinin işin yapılması için 8.500,00 TL harcadığını, harcanan bu tutar kira bedelinden mahsup edildiğinde kira borçlarının bulunmadığını, aylık kira bedelinin davalının iddia ettiği gibi 4.000,00 TL olmadığını, sözleşmede yenilenen dönemde kira bedelinin TEFE TÜFE'ye göre belirleneceğinin kararlaştırıldığını, böyle hesap edildiğinde kira bedelinin 3.826,25 TL olduğunu, kira farkı olarak talep edilen 500,00 TL bedelin de hukuki bir izahının bulunmadığını, sözleşmede ifa zamanının kararlaştırılmadığını, Şubat ayı kirasının muaccel hale gelmediğini, icra takibinde müvekkillerinden damga vergisi istenmesinin yasal olmadığını, kefilin sorumluluk süresinin tamamlanması ile kefilin kefaletinin sona erdiğini, davalıya sözleşmenin başında verilen iki kira depozitonun kira bedellerinden mahsubu gerektiğini belirterek müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığnın tespitine, davalının %40'tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise; davacıların kira sözleşmesine bir itirazlarının olmadığını, davacıların taşınmazda elektrik güç artırımı ile ilgili masrafların mahsubu talebinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ile güç artırımı konusunda ve yapılan harcamaların kira bedelinden mahsubu konsunda yazılı ve sözlü bir anlaşmanın söz konusu olmadığını, taşınmazın elektrik tesisatının davacının ihtiyacını karşılayacak nitelikte olduğunu, davacıların elektrik kullanımı sırasında tesisata zarar verdiğini, kira sözleşmesinin 10. ve 11.maddelerinde kiracının, kiraya verenin yazılı oluru alınarak ve masrafları kiracıya ait olmak üzere yapabileceği işleri kiraya verenden talep edemeyeceğinin belirtildiğini, kira bedelinin 4.000 TL olacağı hususunun davacılar tarafından kabul edildiğini, davacıların aylık kira bedeline itirazlarının olmadığını, davacılar tarafından ödenen depozitonun elektrik, su, doğalgaz, mecura verilen zarar karşılığı olup kiradan mahsup edilemeyeceğini, kiracının mecuru Haziran 2012 ayı sonunda tahliye ettiğini, kefilin aksini ihtar etmediğinden sözleşmenin aynı koşullarda yenilendiğini, kefaletinin devam ettiğini, damga vergisinin mükellefinin kiracı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece davacı şirketin iş yerindeki elektrik tesisatının güç arttırımını yapılan işin icabı gerekli zaruri ve faydalı olması nedeniyle yaptırdığını, yapılan bu işler için davacının masrafının 6.758,00 TL olduğunu, taraflar arasında kira sözleşmesi uyarınca ilerleyen dönemde kira bedelinin Tefe-Tüfe oranında artacağının belirlendiğini, aylık kira bedelinin 3.916.15 TL olması gerektiğini, bu durumda 2011 yılı Aralık ayı kira farkının 416.15 TL olması gerektiği, damga vergisi kanunu hükümleri uyarınca damga vergisi mükellifiyetinin kiralayana ait olduğu, kefilin sorumluğunun ilk kira sözleşmesi dönemi olan 12 aylık kısım için olduğu, uzayan devreye ait kefilin sorumlu olamayacağı gerekçesi ile menfi tespit isteminin davacı kefil yönünden kabulüne, davacı şirket yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.12.2010 başlangıç tarihli ve 12 ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taşınmazın sözleşmedeki niteliği fabrika alanı olup boş olduğu belirtilmiştir. Kira sözleşmesi genel ve özel koşullardan oluşmaktadır. Genel hükümler 11.maddesinde; kiracının kiraya verenin yazılı olurunu alarak masrafı tamamen kendisine ait olmak üzere şehir suyu, doğalgaz ve elektrik alabileceği düzenlenmiştir. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. O halde mahkemece, davacı şirketin kira sözleşmesinin 11.maddesi kapsamında elektrik güç artırımı konusunda yaptığı harcamaları davalı kiraya verenden isteyemeyeceği düşünülmeden, elektrik güç artırımı konusunda gerçekleştirilen harcamaların yapılan işin icabı gerekli zaruri ve faydalı olduğundan bahisle davacı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy