MAHKEMESİ : Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/10/2013
NUMARASI : 2013/690-2013/967
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,akde aykırılık nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece,dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından vekalet ücreti ve yargılama giderine hasren temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davaya konu mecurda davalı kiracının projeye aykırı tadilatlar ve ilaveler yaptığını, ihtara rağmen aykırılıkların giderilmediğini ve davalının kiraladığı alan dışındaki taşınmazda da fuzuli işgalci olduğunu belirterek akde aykırılık nedeniyle tahliyeye karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 11.05.2011 tarihli ilk kararda davanın kabulüne ve akde aykırılık nedeniyle tahliyeye karar verilmiştir. Davalının temyizi üzerine dairemizce 30.01.2013 tarihli ilam ile “...davacı vekilinin 24.11.2010 tarihli celse sırasında kiralananın 2886 Sayılı Yasaya göre tahliye edildiğini ve hatta yıkıldığını beyan ettiği ve bu durumun davalı tarafça da kabul edildiği anlaşılmakta olup, taraflar arasında kiralananın tahliye edildiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen son kararda dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakıldığı gibi davalı lehine vekalet ücreti de takdir edilmiştir. Oysa ki, her dava açıldığı tarihteki durum ve delillere göre değerlendirilmelidir. Yargılama sırasında tahliye gerçekleşmiş ve dava konusuz kalmış ise de; Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davanın açıldığı tarih itibariyle haksız olan,davanın açılmasına sebebiyet veren tarafa yüklenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Dosyadaki bilgi ve belgeler ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde ve mahkemenin ilk kararında da açıklandığı üzere davalı kiracı tarafından kiralananda projesine aykırı ve ruhsatsız tadilatlar yapılmış,davacı kiraya veren tarafından gönderilen süreli ihtara rağmen kiralanan eski hale getirilmemiş olup,akde aykırılık nedeniyle tahliye şartları gerçekleşmiştir. Bu durumda,davanın açıldığı tarih itibariyle davacının akde aykırılık nedeniyle tahliye davasını açmakta haklı olduğu ve davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiği,haksız olduğunun kabulü ile yargılama giderlerinin davalı tarafa yüklenmesi ve kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti verilmesi gerekirken mahkemece,yazılı şekilde ve gerekçe gösterilmeden yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesi ve davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün yargılama gideri ve vekalet ücretine hasren BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy