MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kira bedelinin tespiti ve alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti ve alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti ve tespit edilecek bedelin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve kira bedelinin tespiti ile tespit edilen kira bedelinin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin kira bedelinin tespitine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin tespit edilen kira miktarının tahsili ile ilgili kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında 01/09/2007 başlangıç tarihli 5+5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede yıllık kira bedeli 40.000 TL olarak belirenmiş olup, kira bedelinin ilk yıldan sonraki 4 yıllık sürede bir önceki yılın TÜİK tarafından açıklanacak TÜFE oranında artırılacağı, 5. yıl sonunda ise kira bedelinin taraflarca yeniden belirleneceği kararlaştırılmıştır. Davacı vekili tarafından 04/10/2012 tarihinde açılan dava ile 2. Beş yılın ilk yılı için kira bedelinin 110.000 TL olarak tespiti ile tespit edilecek bu bedelin vade farkı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda hak ve nesafet ilkesi uyarınca kira bedelinin 94.050,00 TL olarak tespitine, kira sözleşmesinin birinci döneminin sona erdiği, ikinci döneminin başladığı 01/09/2012 tarihinden itibaren tespit edilen kira bedeline işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kira tespit kararlarının asıl görevi sadece kira sözleşmesinin ücret unsurunu belirlemekten ibarettir. Tespit edilen kira alacağının talep edilebilmesi için ifa zamanının gelmiş olması gerekir. İfa zamanı için alacağın muaccel olması başka bir deyişle alacaklının edayı takip ve bu sebeple borçluyu dava edebileceği zamanın gelmiş olmasına bağlıdır. Tespit edilen kira farkının mahkemede dava edilebilir veya icrada takip edilebilir hale gelmesi için miktarının kesin olarak belli olması gerekir. Bu belirlilik ise ancak tespite ilişkin kararın kesinleşmesi ile oluşabilir. Somut olayda davaya konu 01.09.2012 tarihinden itibaren başlayan yeni dönem için henüz kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadığı gibi taraflar arasında kararlaştırılmış çekişmesiz bir kira parası da bulunmamaktadır. Kira parasının tespitine ilişkin ilam henüz kesinleşmediğinden tespit edilen kira parasının tahsiline ilişkin istemin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün kira bedelinin tespitine ilişkin kısmının ONANMASINA, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 maddesi uyarınca hükmün kira bedelinin tahsiline ilişkin kısmının BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy