MAHKEMESİ : Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/10/2013
NUMARASI : 2013/171-2013/554
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık kira sözleşmesinin kefili olan davacının yapılan kira parası ödemeleri dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı kiraya veren ile dava dışı kiracı K.. İ.. Turizm Ltd Şti arasında akdedilen 10.03.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesini kefil sıfatı ile imzaladığını, davalı tarafından 2010 yılı kira bedellerinin tahsili için yapılan icra takibi üzerine yapılan protokoller ile kira borcunun ödendiğini belirterek, söz konusu ödeme sebebiyle açmış olduğu işbu menfi tespit davası ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. İhtiyati tedbir istekli açılan davada mahkemece ihtiyati tedbir kararının kabulüne karar verilmiştir. Verilen tedbir kararı yargılama süresince davalı kiraya verenin alacağını tahsil edememesi sonucunu doğuracaktır. İcra ve İflas Kanunu'nun 72 / 4 maddesine göre davanın reddine karar verilmesi, başka bir anlatımla davanın lehine sonuçlanması halinde alacaklı, ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alacaktır. Bu zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanacak ve her halde % 20'dan az olamayacaktır. Davalı da cevap dilekçesi ile, davanın reddine karar verilmesini savunurken, aynı zamanda davacının % 20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesine rağmen İcra ve İflas Kanunu'nun 72 / 4 maddesi gereğince davalının tazminat talebi konusunda olumlu- olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi, dava 29.050 TL dava değeri gösterilerek açılmış, yapılan yargılama sonucu da davanın reddine karar verilmiş olması karşısında, dava değeri üzerinden davada kendisini vekille temyiz ettiren davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12. maddesi gereğince nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, maktu vekalet ücreti takdir edilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda ( 2 ) No'lu bentte yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 23.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy