MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/02/2014
NUMARASI : 2013/202-2014/89
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece aylık kiranın 01.02.2013 tarihinden geçerli olmak üzere net 5.500,00 TL olarak tespitine karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, aylık net 4.886,00 TL olan kira bedelinin 01.02.2013 tarihinden itibaren aylık net 6.000,00 TL olarak tespitini istemiştir. Davalı vekili,davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, hak ve nasafete göre kira parasının aylık net 5.500,00 TL olarak tespitine karar verilmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun kira parasının tespitine ilişkin 344 maddesinde” Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından üretici fiyat endeksindeki artış oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Her beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen kira bedeli, önceki fıkralarda yer alan ilkelere göre değiştirilebilir” düzenlemesi getirilmiştir. Şartlar değişmediği ve özel nedenlerin varlığı iddia ve ispat edilmediği sürece, kira sözleşmesinde olağan rayice uygun olarak kararlaştırılan kira parasına, Üretici fiyat Endeksinin 5 yıl için artırımı esas alınarak bulunacak kira parasının o dönemin hak ve nasafet kurallarına uygun ve aşırı olmayan bir kira parası olduğu ilke olarak kabul edilmeli ve ona göre uygulama yapılmalıdır. Beş yıldan sonra ise, taşınmazın boş olarak yeniden kiralanması halinde getirebileceği kira parası bilirkişi marifetiyle belirlenerek, mahkemece bu miktar gözönünde bulundurulup hak ve nasafete uygun bir kira parası takdir edilmelidir.
Olayımıza gelince; Taraflar arasında imzalanan 01.08.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kira sözleşmesinin 31.01.2013 tarihinde sona ereceği ve kira artışlarının 01.02.2011 tarihinden itibaren uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmede her yıl için artış öngörüldüğüne göre sözleşmenin 2 yıl 6 ay süreli oluşu, hak ve nesafet kuralının uygulanması yönünden özel bir neden oluşturmaz. Öte yandan davacı vekili dava dilekçesinde endeks uygulanması gereken üçüncü artış yılına ait 01.02.2013 tarihinden itibaren aylık kira parasının tespitini talep ettiğine göre ve endekse göre kira bedelinin tespiti gerekirken yazılı şekilde hak ve nasafete göre tespit edilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy