MAHKEMESİ : Salihli Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/12/2013
NUMARASI : 2013/123-2013/1896
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 03/01/2011 tarihinde iktisap ettiği, akaryakıt istasyonu olarak kiralanan dava konusu taşınmazda yine aynı işi yapacağından ve ihtiyacı bulunduğundan bahisle yeni iktisaba dayalı olarak iş bu davayı 15/09/2011 tarihinde açarak, kiralananın tahliyesini talep etmiştir.
Dava konusu taşınmaz, 4633 m2 lik kargir dam ve akaryakıt istasyonu niteliğiyle tapuda kayıtlıdır. Dairemizin 24/12/2012 günlü 2012/15098 esas, 17261 karar sayılı bozma ilamı ile kiralananın sözleşmedeki vasfı da değerlendirilerek, Mahkemeden kiralanan taşınmaz hakkında hangi yasa (Borçlar Kanunu mu, 6570 Sayılı Yasa mı) hükümlerinin uygulanacağının tespiti yönünde araştırmanın yapılması gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, taşınmazın vasfının belirlenmesi için mahallinde keşif yapılmış, inşaat bilirkişi'den alınan 16/05/2013 tarihli raporda, bilirkişi, hukuki nitelendirmenin uzmanlık alanı dışında olması sebebiyle yorum getiremeyeceği yönünde görüş bildirmiş ise de, aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 19/11/2013 tarihli ek bilirkişi raporunda, taşınmazın üstün vasfının akaryakıt istasyonu olduğu belirtilerek, üzerindeki yapılardan bazılarının taşınabilir olsa da büyük bölümünün sabit yapılar olduğundan, taşınmazın musakkaf çatılı bir işyeri olarak değerlendirilebileceği beyan edilmiştir.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 818 Sayılı Borçlar Kanunu ile 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, bu Kanunlardaki kira ilişkisinden kaynaklanan ihtilaflara ilişkin düzenlemeler, Kanunun dördüncü bölümünde sıralanmıştır.
Dosyada mevcut fen bilirkişisinin düzenlediği kroki ile inşaat bilirkişinin düzenlemiş olduğu ve taşınmazın çekilen resimleriyle tespit edilen vasfından, davaya konu kiralanan taşınmazın, 4633 m2 kargir dam ve akaryakıt istasyonu vasfındaki taşınmaz olduğu, keşfende belirlendiği gibi akaryakıt istasyonu olarak kullanıldığı taşınabilir nitelikteki eklentiler olarak kanopi ve sundurma örtülerle desteklendiği, bu hali ile de taşınmazın galip vasfının, Türk Borçlar Kanunu'nun Dördüncü Bölüm, Birinci Ayrımında hükme bağlanan Genel Hükümlere
tabi olduğu anlaşılmaktadır. Sadece taşınmazdaki 130 m2 oturum alanı bulunan, iki katlı idari binanın bulunması, kiralananı Türk Borçlar Kanunu'nun dördüncü bölüm, ikinci ayırımında düzenlenen Çatılı İşyeri Kiralarının düzenlendiği yasa düzenlemelerine sokmaz. Bu durumda kiralanan çatılı iş yeri vasfında kabul edilemiyeceğinden uyuşmazlığın TBK.nu genel hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Davacı yeni malik olduğundan, eski malikle yapılan 01/03/2004 başlangıç tarihli on yıl süreli olarak düzenlenen sözleşmeye dayalı olarak, ancak akdin feshini istiyebileceğinden mahkemece, iktisaba dayalı olarak 15/09/2011 tarihinde açılan iş bu davanın süresinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hatalı değerlendirme ile düzenlenen bilirkişi raporuna dayalı olarak, dava konusu kiralananın tahliyesine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy