MAHKEMESİ : Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/01/2014
NUMARASI : 2013/705-2014/116
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira alacağı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira farkı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 21/02/2007 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede yıllık kira bedelinin 55.000,00 TL olduğu yıllık peşin olarak ödeneceği, takip eden yılarda TÜİK tarafından açıklanan bir önceki yılın aynı ayına göre ÜFE-TÜFE oranlarının aritmetik ortalaması oranında artış yapılacağı kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından başlatılan icra takibinde 21/02/2008-21/02/2011 Tarihleri arasında eksik ödenen kira alacakları toplamı 7112,66 TL ile işlemiş yasal faizi alacağı toplamı 2207,45 TL olmak üzere toplam 9320,11 TL alacağın tahsili istenmiştir. Ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında davacı vekili davalının ilk yıl kira bedelini ödediğini ancak 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında ödemesi gereken kiraları sözleşmedeki artış hükmüne uygun artış yapmayarak eksik ödediğini belirterek davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile 7.086,94 TL asıl alacak, 2.198,44 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşme gereğince ilk yıl kira bedelinin 55.000 TL olduğu, 21/02/2008-21/02/2009 tarihleri arasındaki 2. Yıl kira bedelinin tespitinde ise ÜFE oranı 10,13 TÜFE oranı 10,16 olduğu ortalama yıllık artış oranının %10,14 olduğu belirtilerek artış miktarı 5577 TL olarak hesaplanmış ve 2. Yıl kira bedeli 60.577 TL olarak belirlendikten sonra davalı tarafından ödenen miktar olan 59.017,75 TL çıkarılarak bakiye eksik ödenen kira miktarı 1559,25 TL olarak hesaplanmış, takip eden yılların kira bedellerinde de aynı hesaplama yöntemi izlenerek sonuç olarak 7086,94 TL asıl alacak ve 2189,44 TL faiz alacağı tespit edilmiştir.
Sözleşmedeki artış hükmü konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığından kira miktarında yapılacak artışın sözleşme hükmüne göre yapılması gerekir. Esasen bu husus mahkemenin ve tarafların da kabulünde olup uyuşmazlık hesaplamada hangi yıla ilişkin oranın esas alınacağına ilişkindir. Sözleşmedeki artış hükmüne göre yapılacak ilk artışın 2008 yılı şubat ayında açıklanan oranlara göre yapılması, 21/02/2008 tarihinden itibaren ödenmesi gereken 2. Kira yılına ilişkin olarak 2008 yılı şubat ayında bir önceki yılın şubat ayına göre değişim oranının esas alınması gerekmektedir. TÜİK verilerine göre 2008 yılı şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı Tüketici fiyat endeksinde %9,10, Üretici fiyat endeksinde ise %8,15 olup ortalaması %8,625 oranıdır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise 2007 yılı şubat ayındaki bir önceki yılın (2006 yılının) aynı ayına göre değişim oranı olan Tüketici fiyat endeksinde %10,16, Üretici fiyat endeksinde ise %10,13 oranlarına göre bu rakamların ortalaması %10,14 oranı artış hesaplamasında esas alınmış olup takip eden yıllarda da benzer şekilde bir önceki yılın oranlarına göre hesaplama yapılmıştır. Bu durumda hükme esas alınan bilirkişi raporu hatalı olup mahkemece sözleşmedeki artış hükmüne göre 2008 yılı şubat ayında açıklanan bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı esas alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken kira ilişkisinin başladığı 2007 yılı şubat ayında açıklanan artış oranları esas alınarak ve sonraki yıllar için de aynı şekilde hesaplama yapılmak suretiyle oluşturulan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy