MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 29/05/2013
NUMARASI : 2010/398-2013/465
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, İİK m. 135 e göre taşınmazı tahliye etmek zorunda bulunmadığının ve kiracılık sıfatının devam ettiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK hükümlerine göre dava değeri olarak bir yıllık kira bedeli nazara alınarak Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, müvekkilinin 05/06/1997 tarihinde .. Otelcilik ve Turizm A.Ş ile 39 yıllık mülk kullanım sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşme ile Antalya İli, Kemer ilçesi, 115 ada 20 parselde bulunan arsa üzerine yine.. Otelcilik tarafından inşa edilmiş olan ..Villa Park'ta bulunan 44 adet villadan biri olan 63 CE nolu villanın tüm devrelerini 39 yıl boyunca kullanmak üzere 270.00 DM bedel ödeyerek satın aldığını, davacının o tarihten bu yana villayı kesintisiz kullandığını, müvekkilinin sözleşme ile kullanım hakkını satın aldığı 63 CE nolu villanın da yer aldığı .. Villa Park'ın ; iflas dairesince açık artırma yolu ile satışa çıkarıldığını, 15/05/2009 tarihinde davalı ..İnşaat Turizm A.Ş 'nin ihale yoluyla satın aldığını, resmi belge niteliğindeki açık artırma şartnamesinde ve şartnamenin dayanağı olan bilirkişi raporunda açık bir biçimde 115 ada 20 parselde davacı dahil 44 villa sakinin hak sahibi olduğunun belirtildiğini, buna rağmen davalının İİK. 135/2 uyarınca tahliyeyi sağlamaya çalıştığını belirterek davacının devre tatil sözleşmesi kapsamında hak sahibi olduğunun, söz konusu villada fuzuli şagil olmadığının ve tüm tesisleri kullanma hakkının bulunduğunun ve sonuç olarak 39 yıllık tatil devreleri sonuna kadar tahliye etmek zorunda bulunmadığının tespitini istemiştir. Davacının talebi sonuç itibariyle kira ilişkisinin devam ettiğinin tespitine ilişkindir. Bu niteliği itibariyle dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 8. maddesinde sayılan ve değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu davalardan değildir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK hükümlerine göre kira sözleşmenin geçerli ya da geçersiz olduğunun tespiti veya kira sözleşmesine dayanan muarazanın men'i gibi davalarda kira ilişkisindeki süre ve değere göre görev hususunun belirlenmesi gerektiği dikkate alınmalıdır.
Somut olayda davacı davaya konu bir adet villayı iflas eden dava dışı ..Otelcilik ve Turizm A.Ş den kira sözleşmesi ile kiraladığını belirterek talepte bulunmuş sözleşme değerinin ise toplam 270000 DM olduğunu bildirmiştir.Bu durumda sözleşmenin dava tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığı dikkate alındığında Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemece bir yılık kira bedeline göre görevli mahkemenin belirleneceğinden bahisle Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy