MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 19/12/2013
NUMARASI : 2012/132-2013/456
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, davacı kiralayan tarafından davacı kiracı hakkında ödenmeyen kira paralarının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, Dava konusu taşınmazın davalı tarafından 01/09/2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiralandığını, 01/09/2010 tarihinde kira döneminin yenilendiğini, ancak davalının Aralık 2010 ve Ocak 2011 aylarına ait kira bedellerini ödemediğini, belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ödenmeyen Aralık 2010 ve Ocak 2011 aylarına ait toplam 50.000 TL kira bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde, davalının, davacıya ait kiralananı 01/09/2007 tarihinde kiraladığını, ancak kiralananda yapı kullanma izin belgesinin olmadığını, yatırım yapan ve üretim ile ilgili taahhütler üstlenen davalı şirketin zorunlu olarak ayıplı binada faaliyetini sürdürmeye devam ettiğini, S.. B..i'nin aralıklarla ruhsat denetimi yaparak çalışma ruhsatı olmayan işyerinin kapatılacağının bildirdiğini, davalının Ü......???. N.....nin 30/09/2010 tarih ve ........... Y nolu ihtarname ile mecuru 30 gün içinde tahliye edeceğini davacıya bildirdiğini, bundan 5-6 gün sonra Sancaktepe Belediyesi'nin 04/10/2010 tarihli yazısı ile yapı kullanma izni olmadan faaliyetin sürdürülemeyeceğini ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilemeyeceğini belirterek 15 gün içinde mecurun tahliye edilmesini, aksi takdirde işyerinin mühürlenerek faaliyetin durdurulacağını bildirdiğini, 30/10/2010 tarihinde kiralananı zorunlu olarak tahliye ettiğini, davalı tarafından K.. ????. Noterliğinin 05/11/2010 tarih ve .......Y nolu ihbarnamesi ile kiralananın tahliye edildiğinin ve işyerinin anahtarlarının kargo ile adresine gönderildiğinin bildirildiğini, Davacının Kasım 2010 ayına ait kira alacağının tahsili için Bakırköy 1. ATM nin 2010/495 E sayılı dosyası ile dava açtığını, dosyanın derdest olduğunu, tahliye sonrasına isabet eden aylara ilişkin kira bedelinin istenemeyeceğini belirterek haksız davanın reddini savunmuş, Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir.
Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması yeterli değildir. Anahtarın da kiralayana teslim edilmesi gerekir. Kiracının bildirdiği tahliye tarihinin kiralayan tarafından kabul edilmemesi; başka bir ifadeyle, tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması halinde; kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini,böylece kira ilişkisinin kendisince ileri sürülen tarihte hukuken sona erdirildiğini kanıtlama yükümlülüğü, kiracıya aittir. Kiracı, kiralananı kendisinin ileri sürdüğü tarihte tahliye ettiğini ispatlayamazsa, kiralayanın bildirdiği tahliye tarihine itibar olunmalıdır.
Anahtarın kiralayana teslimi, hukuki işlemin içerisinde yer alan bir maddi vakıa olmakla birlikte, sözleşmenin feshine yönelik bir hukuki sonuç doğurduğundan, bunun ne şekilde ispat edileceği hususu, yıllık kira bedelinin tutarı esas alınmak suretiyle, 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 200 ve 201.maddeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Eş söyleyişle, yıllık kira bedelinin tutarı senetle ispat sınırının üzerindeyse ve kiralayanın açık muvafakati yoksa bu yön kiracı tarafından ancak yazılı delille ispatlanabilir; tanık dinlenemez. Kiralayan anahtarı almaktan kaçınırsa, kiracının yapması gereken, mahkemeden bu yolda tevdi mahalli tayinini isteyip, tayin edilecek yere anahtarı teslim etmek ve durumu kiralayana bildirmektir. Kiracının kiralananı iade borcu, ancak bu şekilde, durumun kiralayana bildirildiği tarihte son bulur. Aksi takdirde, kiracının kira parasını ödemek de dahil olmak üzere, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri devam eder.
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 01.09.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiralanan işyerinin davalı tarafça 30.10.2010 tarihinde tahliye edildiği iddia edilmiş, davacı kiralayan tarafından yasal anahtar teslimi yapılmadığı gerekçesiyle bu tarihe karşı çıkılmıştır. İş bu davada davacı kiralayan 2010 Aralık ayı ile 2011 Ocak ayı kira paralarının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece her ne kadar Sancaktepe Belediye Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünün 04.10.2010 tarihli davalıya gönderdiği yazısı ile 15 gün içinde iş yerinin tahliye edilmesi aksi taktirde mecurun mühürleneceğinin ihtar edildiği, bu durumda davalı yönünden sözleşmenin devamını engelleyen hukuki imkansızlık doğduğu, bunun borç ilişkisini sona erdirdiği, imkansızlığın meydana gelmesinde davalı kiracıya atfı kabıl bir kusur bulunmadığı, taşınmazın 2010 Ekim ayında tahliye edildiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/495 esas sayılı dosyasında kiralananın tahliye edildiği kanıtlanamadığından Kasım 2010 ayına ait kira alacağının tahsiline karar verilmiş, verilen karar tüm aşamalardan geçerek kesinleşmiştir. Bu karara göre mahkemenin hukuki imkansızlık nedeniyle borç ilişkisinin sona erdiği kabulü yerinde değildir. Bu durumda mahkemece anahtar teslimine ilişkin tüm deliller toplanarak, anahtar teslim tarihi tespit edilip anahtar teslim tarihine kadar işleyen kira bedeline hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy