MAHKEMESİ: Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 18/03/2014
NUMARASI: 2013/860-2014/423
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki haklı ihtar nedeniyle tahliye ve ödenmeyen kira bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalıya ilk tebligat kira sözleşmesindeki ve yine davacı yanca dava dilekçesindeki adres olan Karakusunlar mahallesi, 326 sokak, numara 40, Ankara adresine çıkarılmış, bu adresin yeni yapılan ODTÜ yolu çalışmasından dolayı binanın yıkılması ve tebligat yapılamaması üzerine mahkemece Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalı şirketin adresi sorulmuş, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce şirket adresi olarak aynı adres bildirilmesi üzerine bu adrese Tebligat Yasasının 35. maddesine göre tebligat çıkarılmış ancak adres belediyece kamulaştırılıp, bina yıkıldığından 35. maddenin uygulanamaması üzerine, mahkemece bu sefer HMK'nun 119/2 maddesine göre davacı vekiline davalının adresini bildirmesi için bir hafta kesin süre verilmesine aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ihtar olunmuş, davacı vekilince verilen iki adrese de tebligat yapılamaması üzerine Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden yeniden davalının adresi sorulmuş, Ticaret Sicil Müdürlüğü 19.02.2014 tarihli cevabi yazısında davalı şirketin 23.01.2014 tarihinde tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak Eston 1 Sitesi, C Blok, Numara 10 Çayyolu, Yenimahalle, Ankara adresinde bulunan B.. S..'nın adresini bildirmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki bir ticaret şirketinin taraf bulunduğu bir dava devam ederken şirket tasfiye haline geçerse, şirketin taraf ehliyeti son bulmaz. Çünkü, şirketin tüzel kişiliği tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere devam eder. (TK. m. 208, 439) (yeni TTK 269, 533). Şirket davada taraf olarak kalmakta devam eder, yalnız, şirket davada tasfiye memurları tarafından temsil edilir. (TK. m. 219, 450) (yeni TTK 280, 546) mahkeme tarafından da tasfiye memuru B.. S..'ya dava dilekçesi tebliğ edilmiş ne var ki adres olarak tasfiye memurunun Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce bildirilen adresi değil, tebliğ evrakına şirketin adresi yazılmış, yine tebligat yapılamamasından dolayı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu durumda tasfiye memurunun az yukarıda belirtilen doğru adresine dava dilekçesinin tebliğe çıkarılması bundan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış adrese tebligat çıkartılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 05.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.