MAHKEMESİ : Antalya 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/03/2014
NUMARASI : 2014/425-2014/395
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, menfi tespit davası istemine ilişkindir. Mahkemece davacının icra takibine konu edilen borca itiraz etmiş olması nedeniyle dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından dosya üzerinden yapılan inceleme ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, Müvekkilinin ... Otelcilik ve Tur. A.Ş. den 99 yıllığına kiraladığı taşınmazın, .. Otelcilik ve Tur. A.Ş. nin iflas etmesi nedeniyle davalı tarafından satın alındığını, davalının müvekkili hakkında yaptığı icra takibi ile müvekkilinden 720,00 TL emlak vergisi ve 8400,00 TL 2014 yılı Genel Giderler Katılım bedeli olmak üzere 9120,00 TL nin tahsili ve kiralananın tahliyesini istediğini, temerrüt nedeniyle tahliyesine karar verilmemesi için söz konusu bedeli icra dosyasına depo ederek, borca itiraz ettiklerini, davalının talebinin kira sözleşmesine uygun olmadığını belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece taraf delilleri toplanılmadan, icra takibine konu edilen borca, yasal süresi içerisinde itiraz edilmiş ve takibin durmuş olması ve icra takibininde belgeye dayanmaması nedeniyle davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar davalı alacaklının, alacağının varlığı ve miktarı tartışmalı ise de, davalı alacağını, davacının önceki malik ile yaptığı yazılı kira sözleşmesine dayandırmaktadır. Davacının sözleşmenin geçersizliğine ilişkin bir itirazı olmayıp, sözleşme gereğince kendisinden alacak talep edilemeyeceğini iddia etmektedir. Bu durumda alacağının belgeye dayanmadığına ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olmadığı gibi, davacı icra takibine ibraz ettiği borca itiraz dilekçesinde, borç miktarına itiraz ettiğini belirtmekle beraber icra ve tahliye tehdidi altında bulunduğundan ileride dava açmak hakkını saklı tutarak dosya borcu depo edeceğini, belirterek dosya borcunun hesaplanmasını talep etmiştir. Kaldı ki davacı temyiz dilekçesinde söz konusu dosya borcunun tamamının icra ve tahliye tehditi altında depo ediliğini iddia etmiştir. Söz konusu ödeme dosyada görülmemekle beraber, davalıya
icra tehdidi altında ödeme söz konusu ise davanın istirdat davasına dönüşme ihtimali de bulunmaktadır. Bu nedenlerle davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığına yönelik mahkeme gerekçesi isabetli değildir. Davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğundan duruşma açılarak yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde evrak üzerinden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru değildir
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenler davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy