MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar Dairemizin 21/11/2013 gün ve 2013/14002-2013/15723 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi üzerine bu defa davacı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı, asıl dava dilekçesinde, davalının 15.05.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğu işyerinin, kendisinin inşaat bürosu olarak kullanacağı ve bir odasının çalışması için üniversite sınavına hazırlanan kızının kullanacağını, davalıya ihtiyacını bildiren ve sözleşmenin bitiminde yenilenmeyeceğine ilişkin ihtar gönderdiğini belirterek 6570 sayılı yasanın 7/c maddesi gereğince işyeri ihtiyacı nedeniyle ve birleşen dosyada, iki haklı ihtar nedeniyle tahliyesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın süresinde açılmadığını, ihtiyacın gerçek ve samimi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece iki haklı ihtar nedeniyle açılan tahliye davasının sözleşmede muacceliyet kaydı olduğundan ve ihtiyaç nedeniyle açılan tahliye davasının davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
1-Mahkemenin kararında ve Yargıtay ilamında yazılı sebeplere göre 6100 Sayılı HMK.na 6217 Sayılı Kanun'la eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nun 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan davacı vekilinin iki haklı ihtar nedeniyle davanın reddine ilişkin karar düzeltme istemleri yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin ihtiyaç nedeniyle tahliyeye yönelik karar düzeltme istemine gelince;
6100 sayılı TBK.'nın 350/1. maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde bu Kanunun 328. maddesinde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde dava açılması gerekir. TBK.'nın 353. maddesi uyarınca kiraya veren, daha önce veya en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava, bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır.
Davacı ile davalı arasında düzenlenen 15.05.2004 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalıya ihtiyacı bildiren ve sözleşmenin bitiminde yenilenmeyeceğine ilişkin 29.04.2011 tarihinde gönderilen ihtar 04.05.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı yenilenerek devam eden kira sözleşmesinin bitim tarihinden önce 10.05.2012 tarihinde tahliye davasını açmıştır. Bu durumda dava süresinde açılmış olup, mahkemece işin esasına girilerek ve taraf delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın yazılı gerekçe ile süreden reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle Mahkemenin kararında ve Yargıtay ilamında yazılı sebeplere göre HUMK.nun 440.maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan davacı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 21/11/2013 gün ve 2013/14002-15723 sayılı onama ilamının kaldırılarak mahalli mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyene iadesine, 03/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy