MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 08/06/2012
NUMARASI: 2011/494-2012/205
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı istirdat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava ödenen senet bedellerinin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere davacı ve davalı iddialarına, takibe konu senetlerden dolayı davacının borçlu olmadığını kanıtlayamadığına, senetlerin davacı elinde bulunduğuna göre takibe konu senetlerin kiralayana ödenerek alındığının kabulü gerektiği bu nedenle davanın tümden reddi gerekirken 3500 TL lik kısmının tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı ancak davalının kabul edilen miktar konusunda temyiz istemi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Davacının reddedilen 3500 TL lik kısmına ilişkin temyiz itirazlarına gelince
Hükme esas olan senetlerin 15.6.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine istinaden 10.6.2009 tanzim tarihli ve 15.6.2009 vadeli olarak sıralı 7 adet senet verildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava konusu senetlerin alacaklısı kiraya veren dava dışı Ali Cem yücel, borçlusu kiracı K.. K.., kefili ise D.. Ç..’dir. Elinde bulundurduğu senetlere dayanarak Kefil D.. Ç.. senedin borçlusu olan kiracı K.. K.. hakkında 22.2.2010 tarihinde başlattığı icra takibi ile senet bedelleri toplamı 4.900 Tl asıl 374.29 TL faiz olmak üzere toplam 5.274.29 TL nin tahsilini istemiştir. Ödeme emrinin borçluya 22.10.2010 tarihinde tebliği üzerine yapılan itiraz ile borcun tamamına itiraz edilmiştir. İtiraz üzerine 26.3.2010 tarihinde Antalya 4 İcra mahkemesinin 2010/383-791 Esasında açılan itirazın kaldırılması davası sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalının temyizi üzerine icra mahkemesi kararı Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nin 25.4.2011 tarih ve 2010/27056-7455 E.K.sayılı ilamı ile”icra takibinin dayanağı olan senetlerin incelenmesinde alacaklının aval veren borçlunun ise keşideci olduğu bu durumda aynı senetten doğan borçlu birlikte sorumlu olan avalist D.. Ç..’in Keşideci K.. K.. hakkında ilamsız icra takibi yapmasına yasal olarak imkan bulunmadığından itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerektiğinden” bahisle bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak davacı alacaklının borcu haricen tahsil ettiklerini ve davadan da feragat ettiklerini bildirmesi üzerine itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmişti.
Takip sonucunda dosya borcu 29.7.2010 tarihinde alacaklının Avukatı Fehmi Selviye makbuz karşılığı ödenmiştir. Borcun ödendiği davalının da kabulündedir. Davacı iş bu dava ile icra dosyası nedeniyle takip alacaklısı kefil D.. Ç..'e ödemiş olduğu 7.000 TL'nin istirdadını istemiştir. Davacı takibe konu senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadığını iddia ederek istirdat isteminde bulunmuş, davalı ise kira sözleşmesinden doğan senetleri eski kayınpederi olan borçlu davacının ödememesi üzerine icra takibine muhatap olmamak için senetleri ödeyip kiraya verenden geri aldığını ve takibe koyduğunu savunmuştur. Davacı, senetlerden dolayı davalıya karşı borçlu olmadığını, davalının senetleri ödeme yaptığından değil, vekil edeninin damadı olması nedeniyle elinde bulundurduğunu iddia etmiş ise de, bu iddiasını yazılı bir belge ile kanıtlayamamıştır. Ancak davacı vekili dava dilekçesinde sair delile dayanmakla yemin deliline de dayandığından davacıya (3500 TL lik kısım yönünden ) davalıya yemin teklif hakkı hatırlatılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy