MAHKEMESİ : İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/02/2014
NUMARASI : 2013/238-2014/44
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalılar vekili Av. Ç.. E.. ve davacılar vekili Av. B.. U.. geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delilere, hükmün dayandığı gerekçelere, taşınmazın 01.05.2012 tarihinde anahtarların teslim edildiğinin anlaşılmasına, ödemelerin kira bedellerine karşılık yapıldığının kanıtlanamadığına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Takibe konu yapılan ve hükme esas alınan 01.05.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kiranın 2.300 TL olduğu ve her ayın 5 günü M.. M..'in bankadaki hesabına ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşme kiracı davalı şirket, kiraya veren A.. M.. tarafından imzalanmış, Ö.. S.. da müşterek ve müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzalamıştır. Davacı kira sözleşmesine dayanarak kiracı ve kefil hakkında 10.6.2011 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2010 Ekim-2012 Nisan ayına kadar toplam: 44.152 TL kira 513.54 TL işlemiş faiz istemiştir. Davalı taşınmazı 05.12.2011 tarihinde tahliye ettiğini savunmuş isede anahtar teslimini kanıtlayamadığından davacının taşınmazın çilingir vasıtasıyla açılarak taşınmaza girildiği tarih olan 01.05.2012 tarihi olduğunun kabulü gerekir. Takip tarihinden sonra davalı şirket tarafından davacı M.. M.. hesabına 25.7.2011 tarihinde 5.652 TL, dosyaya sunulan makbuzdan anlaşıldığı gibi davacı M..'nın da kabulündedir. O nedenle alacak miktarından bu miktar mahsup edildikten sonra kalan miktar üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, sözleşmeyi müşterek müteselsil kefil olarak imzalayan Ö.. S..'nun takibe konu borçtan sorumlu olabilmesi için 6098 Sayılı TBK 600 maddesi (818 sayılı BK 493 Maddesine göre) sözleşme bitim tarihinden itibaren bir ay içinde takibin yapılması gerekir.Sözleşmedeki kefilin sorumluluğu sözleşme
süresince olup uzayan dönemden sorumlu tutulabilmesi için sözleşme süresinin ve borç miktarının açıkca belirtilmesi gerekir.Bu nedenle kefil sözleşme süresince sorumlu olup kefilin sorumluluğu 01.05.2011 tarihi itibariyle sona erdiğine ve Borçlar Kanununun 493 maddesine göre sorumlu olduğu miktar için sözleşmenin bitiminden itibaren bir ay içınde takip yapılmadığından kefil borcundan kurtulmuştur. O nedenle kefil hakkında açılan davanında reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmeside doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy