MAHKEMESİ : Osmaniye 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/02/2014
NUMARASI : 2013/190-2014/184
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 315.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının veya yan giderin muaccel(istenebilir) olması ve kira bedeli ile yan giderin verilen sürede ödenmemiş bulunması, ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kiracıya verilecek süre konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, ürün kiralarında en az altmış gün, diğer kira ilişkilerinde ise en az on gündür. Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu hususta gözönünde tutulmalıdır.Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödemede geçerlidir.
Olayımıza gelince; Davacının sözlü kira akdine dayalı olarak 20.02.2013 tarihinde başlamış olduğu haciz ve tahliye istekli icra takibinde, icra müdürlüğünce düzenlenen yasal otuz gün ödeme, yedi gün itiraz süreli ödeme emri, davalıya 25.02.2013 tarihinde tebliğ edilmiş ve 06.11.2011 ile 06.11.2013 kira dönemi arası, iki yıllık kira bedeli toplamı 7.000 USD'nin TL karşılığı 12.320,00 TL'nin davalıdan tahsili istenmiştir. 30 günlük yasal sürede kiranın ödenmemesi üzerine davacı, davalının temerrüt nedeniyle tahliyesini istemiştir.
Temerrüt gerçekleştikten sonra icra dairesinde borç ödeme yöntemleri gereğince ödeme taahhüdünde bulunulmuş olması kiranın yenilendiği anlamına gelmez. Öte yandan ödeme emrinde 30 gün içerisinde borcun ödenmemesi halinde icra mahkemesinde tahliye davası açılabileceği ihtarı yer almaktadır. Bu ihtar sonrasında davacı isterse İİK.nun 269/a maddesi uyarınca icra mahkemesinde, isterse TBK.nun 315. maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinde temerrüt nedeniyle tahliye davası açabilir. Davacı seçimini Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açma biçiminde yapmıştır. Bu durumda geçerli bir tahliye ihtarı bulunan ödeme emrinde verilen yasal 30 gün içerisinde borç ödenmediğinden, davalının temerrüdünün gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Mahkemece bu nedenle davanın kabulü ile kiralanın tahliyesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy