MAHKEMESİ: İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 05/03/2014
NUMARASI: 2013/1063-2014/225
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak, kararın icra mahkemesinden verilmiş olmasına göre duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı kefil K.. K..'ın icra takibine vaki itirazın kaldırılmasına, her iki davalının tahliyesine, %20 inkar tazminatının davalı kefil K.. K..'dan tahsiline karar verilmiş, karar davalılardan K.. K.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra takibine ve davaya dayanak yapılan, mahkemece karara esas alınan 01.10.2009 başlangıç tarihli bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. İş bu yazılı kira sözleşmesi, kiracı olarak davalı E.. Y.., kiracının müteselsil kefili olarak, davalı K.. K.. tarafından imzalanmıştır. Davalı kefil vekili, ödenmediği iddia olunan aylar kira paralarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine süresinde itiraz ederek, müvekkilinin takibe konu borçlardan sorumlu olmadığını, takibin haksız yapıldığını, 11.04.2011 tarihinde işyeri işletmesinin diğer davalı E.. Y..'a devredildiğini bildirmiştir. Yargılama sırasında ise takibe dayanak yazılı kira sözleşmesini müvekkilinin müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kiracılık sıfatının bulunmadığını, sözleşme süresinin 01.10.2010 tarihinde sona ermesi sebebiyle takibe konu 05.07.2011 ile 05.08.2013 tarihleri arasındaki istenilen 26 aylık kira bedellerinden sorumlu olamayacağından bahisle davanın reddini savunmuştur.
Bu durumda, yazılı kira sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalı K.. K..'ın sadece sözleşme süresindeki kira borçlarından sorumlu tutulacağı, uzayan dönemler için azami hangi süreyle ve hangi miktarla sınırlı olacağı da sözleşmede belirtilmediğinden, taraflarca kararlaştırılan sözleşmenin hususi şartlar bölümünün 16.maddesindeki "kiracı kiralananda kaldığı sürece kefilin kefaleti devam eder" şartının kira borçlarından sorumlu olunacağına ilişkin bir şart olarak kabul edilemeyeceğinden, ayrıca icra takibinde davalı borçlunun kefalete ilişkin itirazı olmasa dahi, takibe konu sözleşme metninden anlaşılan yargılamada yapılan bu itirazın, savunmanın genişletilmesi niteliğinde kabul edilemeyeceği hususları göz önünde bulundurularak, mahkemece davalı kefil K.. K.. yönünden açılan itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesine ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davalı K.. K.. hakkındaki davanın kabulü doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.