(6100 S. K. m. 323)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak davanın niteliği itibari ile duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, fuzuli işgal nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalı şirketin fuzuli işgal nedeniyle kiralanandan tahliyesini istemiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde davalı şirketin 2002 yılında yapılan alt kira sözleşmesiyle kiracı olduğunu, davacının kira bedellerini alarak bu kiracılığa onay verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dava, kiralayan ile asıl kiracı arasındaki kira ilişkisinin sonlanmasından kaynaklı alt kiracının tahliyesine ilişkindir. Davanın bu niteliğine göre, mülkiyet hakkına dayalı olarak değil, kira sözleşmesine dayalı olarak açıldığı görülmektedir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9. maddesi gereğince tahliye davalarında bir yıllık kira bedeli tutarı üzerinden tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamının vekâlet ücreti olarak hükmolunacağı bu miktarların tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümündeki davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda dava tarihindeki yıllık kira bedeli belirlenerek bu miktar üzerinden nispi vekâlet ücreti ve yargılama giderleri takdir edilmesi gerekirken taşınmazın değeri üzerinden vekâlet ücretine ve harca hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMKya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMKnın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.06.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy