MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı-karşı davacı vekili Av. ... ve davacı-karşı davalı vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava ve birleşen dava kiracı tarafından açılan sözleşmenin haksız feshi nedeniyle maddi ve manevi tazminat, kira süresinin uzatılması, haksız fesih sebebiyle uğranılan zarar ve kiralayanın açtığı sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle ödenmeyen teminat bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen 2010/295 Esas sayılı davanın kabulüne, diğer birleşen 2010/549 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl davada davacı (kiracı) vekili taraflar arasında 11.03.2008 başlangıç tarihli ve 3 yıllık süreli kira sözleşmesinin davalı üniversitenin haksız uygulamaları nedeniyle zarara uğradığını belirterek sözleme süresinin 2 yıl uzatılmasını,olmadığı takdirde yeni yerlerin açılmasına izin verdiğinden ve kafateryanın bodrum katının işletilmesine engel olunduğundan 10.000 TL zararın ticari faiziyle birlikte tahsilini, birleşen 2010/549 sayılı dosyada davacı (kiracı) vekili dava dilekçesinde sözleşmenin üniversite tarafından tek taraflı süresinden önce haksız bir şekilde feshedildiğinden bahisle 25.000 TL maddi 75.000 TL manevi tazminatın değişen oranlarda avans faziyle birlikte tahsilini istemiştir.Birleşen 2010/295 esas sayılı dosyada davacı (kiraya veren) vekili dava dilekçesinde kira sözleşmesi sebebiyle teminat olarak verilmesi gereken 48.600 TL miktarındaki teminat mektubunun süresi dolduğu halde verilmediği gibi nakit olarakta yatırılmadığından bu miktarın 30.3.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline kara verimlisini istemiştir. Asıl davada ve bu dava dosyası ile birleşen 2010/549 sayılı dosyada davalı (kiraya veren vekili) davalının sözleşmeye aykırı davrandığını ve taahhüt ettiği yükümlülüklerini yerine getirmediğinden sözleşmenin haklı olarak fesih edildiğini davanın reddi gerektiğini, sözleşmenin feshine davacı kiracı sebebiyet verdiğinden tazminat istemesinin mümkün olmadığını davanın reddini savunmuştur. Birleşen 2010/259 sayılı dosyada ise davalı (kiracı) vekili davayı kabul etmediklerini sözleşmenin fesih edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
1-Dosya kapsamına, toplanan delilere, hükmün dayandığı gerekçelere, kiraya veren üniversitenin sözleşmeyi haklı olarak fesih ettiğinin anlaşılmasına göre asıl dava ile birleşen 2010/295 esas sayılı teminat bedelinin tahsiline ilişkin dava dosyasında davalı (kiracı vekilinin) tüm, birleşen 2010/549 esas sayılı dava dosyasında davalı (kiraya veren) vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki esasa ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. ./..
2-Asıl dava ile birleşen 2010 /549 Esas sayılı davada harca ilişkin temyize gelince:
Üniversiteler 2547 sayılı kanunun 56/b maddesi ve 6183 sayılı kanunun 70 maddesi hükümlerine göre 492 sayılı harçlar kanunun 13-j-23 maddelerinden muaf olduğu halde üniversitenin harçla sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi kabule göre de yargılama giderinin red ve kabul oranına göre taraflardan tahsiline karar verilmemesi de doğru değildir.
3-2010/55 Esas Sayılı davaya ilişkin davacı (kiraya veren) vekilinin temyizine gelince:
Hükme esas alınan 11.03.2008 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli sözleşme konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede üniversite içinde bulunan fakültelere ait kantinlerin ve kitap satış yerlerinin kiralandığı belirtilmiştir. Davacı (kiracı) bazı yerlerin kendisine kullandırılmadığını ve üniversitenin 3 şahıslara kitap yeri açtırdığından bahisle uğramış oludğu zararların tazminini istemiştir.Sözleşmede kiralanan kitap yerleri dışında başka kitap satış yeri açılamayacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Kiraya veren kiralananı kira süresince kullanmaya elverişli bulundurmak zorundadır. Eğer kiraya veren kiralananı kira sözleşmesinde belirtilen kullanma amacına elverişli bir şekilde bulundurmamışsa veya kullanılmasına engel olunmuş ise kiracının iki seçimlik hakkı vardır. TBK 305-306 maddelerine göre kiracının seçimlik hakları ayıbın giderilmesini istemek,ayıp giderilmediği takdirde kira bedelinden indirim yapılmasını yada sözleşmeyi fesih edilmesini istemektir.Davacı kiracı TBK 305 maddesine göre kira bedeli indirimi istemediği gibi sözleşmenin feshini de istememiştir. Üniversite tarafından sözleşmesinin feshi kiracının kendi kusurundan kaynaklandığı ve fesihte üniversite haklı olduğundan ve zarara kendisi sebebiyet verdiğinden tazminat talebinde bulunamaz. Bu nedenle bu davada davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi Üniversiteler 2547 sayılı kanunun 56/b maddesi ve 6183 sayılı kanunun 70 maddesi hükümlerine göre 492 sayılı harçlar kanunun 13-j-23 maddelerinden muaf olduğu halde üniversitenin harçla sorumlu tutulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle birleşen 2010/295 Esas Sayılı davaya ilişkin hükmün ONANMASINA, 2 ve 3 nolu bentlerde yazılı nedenlerle 2010/55 Esas-2010/549 Esas sayılı davalara yönelik hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, keza Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ve aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlerden alınmasına 24.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy