MAHKEMESİ : İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/04/2013
NUMARASI : 2012/1026-2013/326
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi üzerine gönderilen ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmeyerek takibin kesinleşmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1086 sayılı HUMK'nun 59. vd. maddeleri(6100 sayılı HMK'nun 72.maddesi) gereğince dava ancak davacının bizzat kendisi ya da vekil olarak tayin edeceği kişi tarafından açılabilir. Türk hukuk sisteminde bazı istisnalar dışında dava ancak bir avukat tarafından takip edilebilir. Avukat olmayan vekil tarafından(vekaletnamede dava açıp takip etmek için açık bir yetki bulunsa dahi) dava açılamaz ve takip edilemez.818 sayılı Borçlar Kanunun 386 ve 388 maddeleri de benzer şekildedir. Davada vekil olamayacak kişilerin davaya vekalet ehliyeti yoktur. Davaya vekalet ehliyeti dava şartıdır. Bu nedenle mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. Dava açma ve takip etme ehliyeti bulunmayan kişi tarafından açılan davada mahkemece dava esasa girilmeden vekalet ehliyeti bulunmaması nedeniyle reddedilmelidir. Ancak,böyle durumlarda dava hemen reddedilmeyip davaya vekalet ehliyeti olmayan kişi tarafından adına dava açılmış olan davacıya bu davaya icazet verip vermeyeceğinin bildirilmesi için uygun bir süre verilmelidir(1086 sayılı HUMK'nun 59-61 maddeleri) (6100 sayılı HMK'nun 115/2 maddesi).Davacı davaya icazet verir ise davaya devam edilir. Davacı davaya iki şekilde icazet verebilir. Davacı ya davayı kendisi takip edebilir ya da avukata vekalet vererek vekil ile davayı takip ettirir.
Olayımıza gelince; İcra takibinde ve davada dayanılan ve karara esas alınan 01.04.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi kiralayan B.. Ü.. vekili olarak T.. D.. tarafından imzalanmış, icra takibi B.. Ü..'e vekaleten T.. D.. tarafından yapılmış, dava da kiralayana vekaleten açılmıştır. Ancak icra takibi yapan ve davayı açıp takip eden Avukat ise T.. D.. vekilidir. T.. D..'ın vekalet ehliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece dava hemen vekalet ehliyeti bulunmaması nedeniyle reddedilmemeli yukarıda açıklandığı üzere davacı B.. Ü.. tarafından davaya icazet verip vermeyeceğinin bildirilmesi için imkan tanınmalı, gerektiğinde davacıya meşruhatlı davetiye tebliğ edilmeli, davacı B. Ü..'ün davaya
icazet vermesi halinde ( ya davayı bizzat takip etmesi ya da dava açan veya başka bir avukata vekalet vererek) davanın esasına girilerek esas hakkında hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy