MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/10/2012
NUMARASI : 2012/645-2012/770
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiracılığın tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracılık sıfatının tespiti ve müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı Belediyeye ait olan taşınmazın dava dışı vakfa 25.12.1995 tarihli 20 yıl süreli sözleşme ile kiralandığını, kiracı vakfın söz konusu yeri alt kiraya vermek suretiyle işletilmesini sağladığını, müvekkilinin de 01.06.2010 tarihli 5 yıl süreli sözleşme ile alt kiracı olduğunu, 27.9.2009 tarihinde davaya konu taşınmazın alt kiraya verilebileceği ve müvekkili şirketin kiracı olarak kabul edildiğine ilişkin encümen kararının, 17.01.2012 tarih ve 18 sayılı encümen kararı ile kaldırıldığına ve müvekkili şirketin anılan yerden idari yolla tahliye edileceğine ve kiralanan prefabrik yapının yıkılacağına ilişkin yazının tebliğ edildiğini, bu sebeplerle müvekkilinin söz konusu yerde davalının alt kiracısı olduğunun tespitine ve tecavüzün önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ile dava dışı asıl kiracı vakıf arasındaki kira sözleşmesi 25.12.1995 tarihli ve 20 yıl süreli olup, 5650 m2 lik yerin kiralandığı, 27.10.2009 tarihli sözleşme ile ilk olarak kiraya verilen 5650 m2 lik taşınmazın yanında bulunan tenis kortları ve kafeteryanın da kiralanana dahil edilerek kiralanan alanın 11500 m2 ye çıkarıldığı ve bu ek sözleşmenin 1 yıl süreli yapıldığı, davacı alt kiracının kiracılığına 10.12.2010 tarihli belediye başkanı onayı ile onay verildiği görülmektedir. Bu durumda 25.12.1995 başlangıç tarihli 20 yıl süreli sözleşmesinin kira süresi henüz dolmamış olup 27.10.2009 tarihli sözleşme ile kiraya verilen yerler yönünden tahliye davası açılmadığı anlaşılmaktadır. Usulüne uygun düzenlenen kira akdinin tek yanlı encümen kararı ile feshi söz konusu olamaz. Bu nedenle dava tarihine göre davacı tarafından açılan davanın kabulü ile kiracılığın tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy