MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 19/12/2013
NUMARASI : 2012/550-2013/413
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacılar ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde temyiz eden davacılar vekili Av. S.. Y.. ve davalı vekili Av. K.. S.. geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kira sözleşmesi gereği verilen bono dolayısıyla borçlu olunmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatına ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davacılar vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1 / a bendi gereğince, kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile, bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HUMK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir. Davadaki uyuşmazlık da, davacı şirket tarafından 15.11.2006 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi gereği verilen 14.11.2006 tanzim, 15.11.2010 vade tarihli ve 184.207.77 TL bedelli bono dolayısıyla borçlu olunmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatının tahsiline ilişkin olup, dava 6100 Sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra 19.10.2012 tarihinde Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Bu durumda mahkemenin yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereği dava dilekçesini görev yönünden ret ederek görevsizlik kararı ile dosyayı görevli Sulh Hukuk Mahkemesine göndermesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve bozma sebebine göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacılar yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, keza Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy