MAHKEMESİ: Amasra Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 10/12/2013
NUMARASI: 2008/184-2013/307
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, dahili davacı Gönül ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle tahliye ve kira alacağı istemlerine ilişkindir. Mahkemece tahliye davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı Gönül'ün miras payına isabet eden 3790 TL kira alacağı ile 456,10 TL işlemiş yasal faizin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm dahili davacı Gönül ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı vekili, dava dilekçesinde taraflar arasındaki kira ilişkisine göre davacının paydaş olduğu fırının davalı tarafından işletildiğini, 2004 yılında 210 TL, 2005 yılında 275 TL, 2006 yılında 325 TL, 2007 yılında 360 TL, 2008 yılında 390 TL aylık kira bedelinin ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı- kiracının 2004 yılından itibaren 2008 yılı Haziran ayı dahil toplam 16.380 TL kira bedeli ödemesi gerekirken, 7.260 TL ödediğini, 9.120 TL ödenmeyen kira alacağı bulunduğunu belirterek 9.120 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, kira bedellerinin davacının banka hesabına ve sözlü anlaşmaya göre davacının oğlu G.. C..'e ödediğini savunmuştur. Yargılama devam ederken davacının vefat etmesi nedeniyle mirasçıları olan oğlu G.. C.. ile kızı G.. S.. davaya dahil olmuşlardır. Dahili davacı G.. C.. yargılama sırasında 2006, 2007, 2008' de kira alacağının kendisine ödendiğini, kendisinin de davacıya verdiğini beyan etmiştir. Dahili davacı G..'ün bir kısım kira bedellerinin kendisine ödendiğine ilişkin beyanları mahkeme içi ikrar mahiyetinde olup 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun 188. maddesine göre tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez.Bu durumda dahili davacı G..'e hangi ayların kira bedellerinin tahsil edildiği hususu sorulup ödenen kira miktarının tespiti ile tespit edilen bu miktarın alacaktan mahsup edilerek sonucuna göre ödenmeyen kısımlarla ilgili bir karar verilmesi gerekirken sadece dahili davacı G..'ün payı yönünden ödeme savunmasının kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
3-Davalı vekilinin tahliye davasındaki vekalet ücreti ve yargılama giderine yönelik temyiz itirazlarına gelince ; taşınmazda paydaş olan pay sahibinin diğer paydaşa karşı tahliye istemesi mümkün değil ise de; Tahliye sebeplerinin varlığı halinde aktin feshine karar verilebileceğinden davalı paydaşın aleyhine tahliye davası açılmasına sebep olup olmadığı üzerinde durularak yargılama gideri ve vekalet ücreti hakkında değerlendirme yapılması gerektiğinin gözardı edilmiş olması da doğru olmamıştır.
4-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili dava dilekçesinde alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği halde bu konuda olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamış olması da hatalıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ ;Yukarıda 2. ve 3. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, 4. bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.