MAHKEMESİ: Mersin 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 11/04/2014
NUMARASI: 2014/134-2014/183
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen takip nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Kanunu’nun 21 ve Yönetmeliğin 30. maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiç biri gösterilen adreste bulunmaz ise tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amiri ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımızda; Davalı S.. A..’e duruşma gün ve saatini bildiren tebliğ evrakı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre yapılmış ise de tebligat davalının evde olmaması sebebiyle komşusuna haber verilerek, mahalle muhtarlığına bırakılmış ancak hangi sebeple adreste bulunmadığı tevsik edilmemiştir. 7201 Sayılı Tebligat Yasasının 21 ve Yönetmeliğin 30. maddesi hükümlerine göre, muhatabın hangi nedenle adreste bulunmadığı belirtilmeden yapılan tebligat usulüne uygun tebliğ edilmiş sayılmaz. Bu durumda, duruşma gün ve saatini bildirir tebligatın anılan davalıya tebliği geçersizdir. Dava, davalının yokluğunda görülüp bitirilmiştir. Öte yandan 6100 sayılı HMK'nın 122. Maddesinde '' Dava dilekçesi, mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir. Davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceği tebliğ zarfında gösterilir düzenlemesi bulunmaktadır. Davalıya dava dilekçesinin de tebliğ edilmediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesi uyarınca taraflar hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu durumda mahkemece, davalıya dava dilekçesi ile birlikte duruşma gün ve saatinin usulüne uygun olarak tebliği ile sonucuna göre işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde taraf teşkili sağlanmaksızın karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.