MAHKEMESİ: İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 11/03/2014
NUMARASI: 2013/1144-2014/252
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, icra inkar tazminatı ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece, kiralanan tahliye edildiğinden hüküm kurulmasına yer olmadığına, alacak isteminin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından alacağa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, taraflar arasında düzenlenmiş 01.09.2013 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesine dayalı olarak 06.11.2013 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile 2013 yılı, Eylül, Ekim ve Kasım ayları kira paralarının tahsilini istemiştir. Takibe yasal süresi içinde itiraz eden borçlu davalı, davacı alacaklıya herhangi bir borcunun olmadığını ve kiralananda tadilat yapılmasına izin verilmediğini belirterek borca, faize ve ferilerine itiraz etmiştir. Öte yandan kira sözleşmesinin kiralanan yerin teslimi ile ilgili yedinci maddesinde kiralanan yer, en geç 12 Ağustos 2013 tarihinde ek 1 de tanımlandığı şekilde kiracı'ya teslim tutanağıyla teslim edilecektir. Kiracı dekorasyon çalışmalarını başlayacak olup; çalışmalarını ek 2'de yer alan dekorasyon şartnamesine uygun olarak yapacaktır düzenlemesi bulunmaktadır. Mahkemece bu düzenlemeye dayanılarak kiralananın teslim tutanağı olmadığı bu nedenle kiralananın teslim edilip edilmediğinin belli olmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmişse de; dosya içerisinde bulunan 23.08.2013 tarihli yer teslim tutanağı ile kiralananın davalıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. Yine az yukarıda değinildiği üzere davalı borçlu itirazında icra takibinde dayanılan kira sözleşmesine karşı çıkmamıştır. Davalı borçlunun bu şekildeki itirazı borca itiraz niteliğindedir. İİK.nun 269/2 maddesi hükmüne göre borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi kabul etmiş sayılır. Davalı borçlu takibe itirazında açıkça ve ayrıca kira sözleşmesindeki imzasına ve alacağın miktarına karşı çıkmadığına göre kira ilişkisi ve takip konusu miktar kesinleşmiştir. Uyuşmazlıkta yargılamayı gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece, işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.