MAHKEMESİ : Aydın 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/02/2014
NUMARASI : 2013/919-2014/201
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt sebebiyle kiralananın tahliyesi ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 3.000,00.-TL kira alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya ve icra takibine dayanak olan yazılı kira sözleşmesi 20/02/2012 başlangıç tarihli olup, 700 m2 arsa ve 300 m2 tünel tipi sera, bitkisel üretimin yapılması amacıyla davacı şirket tarafından, davalı kiracı E.. E..'ye kiralanmış, yazılı kira sözleşmesinin kiraya veren bölümü, Limited Şirketin kaşesi basıldıktan sonra, şirketi temsile yetkisi bulunmadığı dosyadaki belgelerden anlaşılan C. S. tarafından imzalanmıştır. Davalı kiracı, davacı ... Gıda Sanayi Tarım Hayvancılık Turizm İthalat İhracat ve Ticaret Ltd.Şti.'nin temsile yetkili şirket müdürünün V.. S.. olduğundan bahisle, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin hukuken geçerliliğinin bulunmadığını savunmuş ve belirtilen nedenle de kira borçlarının bulunmadığını bildirmiş, mahkemece davalının savunması doğrultusunda şirket müdürü tarafından imzalanmayan sözleşmenin, hukuken hüküm doğurmasının mümkün bulunmadığı ve davacı şirket ile davalı arasında kira ilişkisinin hiç doğmamış bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya ve icra takibine konu 22/02/2012 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesinin varlığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, şirket temsilcisi tarafından imzalanmadığı anlaşılan sözleşmenin taraflar arasında hüküm ifade edip etmeyeceği noktasındadır. Davalı kiracı yazılı sözleşmeyi kiracı sıfatı ile imzalarken, kiralayan sıfatının davacı .. Gıda San.Tar.ve Limited Şirketinde olduğunu bildiğinden kira ilişkisi davalı ile davacı arasında kurulmuştur. Davacı şirket sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmediğine göre yapılan sözleşmeye muvafakat vermiş ve geçerli hale dönüştürmüştür.Ayrıca, kiracı davalıda, davaya konu kiralananları 04/02/2011 tarihli adi el yazılı sözleşmeye dayalı olarak kullanmaya devam ettiğini beyan ettiğinden, sözleşmenin iptali için de dava açıldığı iddia olunmadığından, kendisinin de iş bu sözleşmeye muvafakatının varlığı ile kiracılık ilişkisini devam ettirdiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, takibe ve davaya konu yazılı kira sözleşmesinin geçerliliği kabul edilerek işin esasının incelenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy