MAHKEMESİ: İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 31/12/2013
NUMARASI: 2013/703-2013/1217
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, aidat alacağının tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarına göre;Taraflar arasında 01.10.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamakta olup kira sözleşmesi ile aidatın kiracıya ait olduğu kararlaştırılmıştır. Davacı,14.05.2013 tarihinde davalı borçlu aleyhine başlattığı icra takibi ile kiralanan taşınmazın bulunduğu apartman yönetimi tarafından başlatılan aidat alacağının tahsiline yönelik icra takiplerine ödediği aidat alacaklarının tahsilini talep etmiş,davalı ödeme emrine süresinde itiraz ederek aidat borcu bulunmadığını belirtmiş, yargılama aşamasında da ödemeye ilişkin makbuzlar ibraz etmiştir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmadan tüm aidat borçlarının ödendiğinin yazılı delille ispatlanmış olduğu gerekçesiyle itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmişse de konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınmadan karar verilmesi doğru değildir.Bu nedenle ibraz edilen makbuzlar üzerinde durularak konusunda uzman bir bilirkişiden rapor almak suretiyle aidat alacağı yönünden karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
2- Davacı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince; Bir davada talep sonucu hakkında bir karar verilmesine gerek veya neden kalmadığı durumda davanın konusuz kaldığından bahsedilebilir.Kural olarak anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının kullanımında olduğunun kabulü gerekir. Yasal anahtar teslimi bizzat anahtarı kiralayana vermek suretiyle veya tevdi mahalli tayini suretiyle yapılır.31.12.2013 tarihli celsede kiralanan taşınmaza ait anahtar mahkeme huzurunda davalı tarafından davacıya verildiğine ve davacı tarafından da anahtar alındığına göre tahliye davası konusuz kalmıştır.Konusuz kalan tahliye talebi yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle tahliye talebinin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy