MAHKEMESİ: Edremit İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 27/03/2014
NUMARASI: 2013/312-2014/155
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili istemiyle yapılan takibe vaki itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine ve inkar tazminatına karar verilmiş karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, 01.03.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesine istinaden 13.06.2013 tarihinden başlattığı icra takibi ile 2012 Haziran ayından 2013/Şubat ayına kadar aylık 2.339,64 TL den 9 aylık toplam 21.056,76 TL kira bedeli ve 1.341,00 TL işlemiş faizinin tahsilini genel haciz yolu ile Örnek 7 nolu ödeme emri ile talep etmiş, ödeme emrinin 13.08.2013 tarihinde tebliği üzerine davalı borçlu 20.08.2013 tarihinde itirazında, kiralananı 02.04.2013 tarihli kira sözleşmesinin feshediliğine ilişkin anlaşmaya istinaden 30.04.2013 tarihinde tarihinde tahliye ettiğini, söz konusu anlaşmada tarafların birbirinden alacağının kalmadığının belirtiliğini, bu nedenle borca, işlemiş faize, faiz oranına, sözleşmeye bağlı kira ilişkisine itiraz ettiğini belirtmiştir. Davacı vekili, davalının borçlu olmadığına ilişkin dayandığı 02.04.2013 tarihli belgedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasında 01.03.2010 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesine ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı kiracı, borca itirazında kira sözleşmesi gereğince taşınmazda kiracı olduğunu kabul etmekle beraber 02.04.2013 tarihinde imzalanan kira sözleşmesinin feshine ilişkin anlaşma gereğince kiralananın tahliye edildiğini 30.04.2013 tarihine kadar kira borcu olmadığını savunmuştur. Ancak söz konusu anlaşma davacı alacaklı tarafından kabul etmediği gibi, davalı borçlu da, imzanın kiraya veren adına hareket eden davacı alacaklının aynı isimli oğluna ait olduğunu beyan etmiştir. Buna göre davalının sunduğu belgenin, İİK'nun 68 maddesi kapsamında itirazını haklı gösterecek belge olarak kabul mümkün değildir. Bu durumda mahkemece yargılamaya devam edilerek, davalı kiracının takibe konu alacak miktarına ve faize yönelik diğer itirazları değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarında açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.