MAHKEMESİ : Adilcevaz Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/03/2014
NUMARASI : 2013/72-2014/9
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1 / a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Somut olayda; Her ne kadar davacı alacaklı vekili 09/02/2012 tarihinde başlattığı icra takibi ile kira alacağının tahsilini talep etmiş ise de, 25/02/2013 tarihli ıslah dilekçesi ile davalının dava konusu taşınmazı haklı bir nedene dayanmaksızın işgal ettiğini,bu durumun yargılama sürecinde ortaya çıktığını belirterek geriye dönük beş yıllık ecrimisil bedelinin tahsilini talep etmiş, 04/03/2013 tarihinde de ıslah harcını yatırmıştır.Davacı vekili ise taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığını kabul ederek ecrimisil bedeli talep ettiğine göre artık uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı kabul edilemez.Görev kamu düzenine ilişkin olup bu husus yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. Yukarıda izah edildiği üzere dava tarihi itibariyle talep edilen alacak miktarı da dikkate alındığında dosyanın görevsizlik kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken Sulh Hukuk Mahkemesince işin esası incelenerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy