MAHKEMESİ : Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 29/01/2013
NUMARASI : 2010/368-2013/11
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece,davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında akdedilen 01.03.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin 01.03.2010 tarihi itibariyle feshedildiğinin davalı kiraya verene ihtar edildiğini,davalının ihtarnameye cevabında akdin feshini kabul ederek kiralanana ait anahtarların teslim edilmesi gereken bir adres bildirdiğini,belirtilen adreste davalı kiraya verenin eşine anahtarların teslim edildiğini ,buna rağmen davalı kiraya verenin müvekkili aleyhine 2010 yılı Şubat ila Ağustos ayları arası kira bedellerinin tahsili amacıyla icra takipleri başlattığını ,kira sözleşmesi gereğince verilen depozitonun müvekkiline iade edilmediğini belirterek kira borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ,akdin feshine itirazları olmadığını ancak kiralanana ait anahtarların kendilerine teslim edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.03.2008 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı kiracı,23.02.2010 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile 01.03.2010 tarihi itibariyle taşınmazı tahliye edeceğini ve akdi feshettiğini davalı kiraya verene bildirmiş kiraya veren de cevabi ihtarnamesinde anahtarın teslim edilmesi gereken işyeri adresi belirtmiştir. Kira sözleşmesinin feshedildiği tarafların kabulündedir. Kira sözleşmesi tarafların rızasıyla, yargı kararı ile veya kiralananın ortadan kalkması ile sona erer. Öte yandan kiracının kiralananı iade borcunun yerine getirildiğinin kabul edilebilmesi için kiralananın anahtarının usulünce kiraya verene teslim edilmesi gerekir. Anahtar teslim edilmedikçe kiralananın, kiracının kullanımında olduğunun kabulü gerekir. Anahtarın teslim edildiğini ispat yükü davacı kiracıya aittir.Kiralananın tahliye ve teslim edildiği yazılı delillerle kanıtlanamamıştır. Ne var ki, davacı dava dilekçesinde “her türlü delil ” demek suretiyle yemin deliline de dayandığına göre, Mahkemece kiralananın tahliye ve teslim edildiği konusunda davacı tarafa davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ:Yukarıda 2. Bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy