MAHKEMESİ : Hakkari Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/09/2013
NUMARASI : 2008/359-2013/288
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat-alacak davasına dair karar, davacılar ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava ecrimisil bedelinin tahsili ve taşınmazın eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taraflar arasında hukuken kira ilişkisi bulunduğundan bahisle ecrimisil isteminin reddine, eski hale getirme isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin hükmün esasına yönelik, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacılar vekili, müvekkillerinin 124 ada59 ve 77 nolu parsellerin müşterek maliki olduğunu, bahse konu taşınmazların bitişiğindeki eski hastane binasının 2005 yılında yıkılarak yeni hastane binası yapıldığını, Yeni binanın tüm hafriyatının bitişikteki davacılara ait taşınmaza döküldüğünü, inşaat şantiyesi kurularak zemine beton tabliyeler atıldığını, inşaatın tamamlanması ve işyerinin ilgili idareye teslim edilmesine rağmen, dökülen hafriyatın temizlenmediğini, keza taşınmaz üzerine dökülen beton tabliyelerin kaldırılmadığını, davalıların taşınmazı 4 yıl boyunca kullanmış olmalarına rağmen kira ödemediklerini belirterek taşınmazın eski hale getirilmesi, olmadığı takdirde şimdilik 7.500 TL tazminata hükmedilmesini keza kullanım bedeli karşılığı aylık 2.500 TL nin tahliye tarihi olan 15.07.2008 tarihine kadar hesaplanıp ödenmesini istemiştir. Davalı idare vekili; yeni hastane binası yapım işinin anahtar teslimi-götürü usul ile davalı şirkete ihale edildiğini, dava konusu olayın bilgi ve sorumlulukları dışında olup davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini savunmuştur. Davalı yüklenici vekili ise; davaya konu taşınmazların şantiye alanı olarak kullanımına ilişkin taşınmaz paydaşlarından M.. D.. ile müvekkili arasında 15.10.2005 başlangıç tarihli ve 18 ay süreli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin M.. D.. tarafından diğer hissedarlar adına imzalandığını, kira bedellerinin M.. D..’e ödendiğini, öte yandan kiralanan arsa üzerine hafriyat döküldüğü iddiasının gerçek dışı olduğunu, hastane inşaatından çıkan hafriyatın alt yüklenici firma tarafından belediye ve valilikçe belirlenen hafriyat döküm alanına nakledildiğini, hastane binasının tamamlanması üzerine arsa üzerindeki şantiye binalarının kaldırıldığını, tabliye betonlarının kiralayanın isteği üzerine sökülmeyip mevcut yerinde bırakıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece taraflar arasında kira ilişkisinin mevcut olduğundan bahisle ecrimisil isteminin reddine, davacı ile davalı yüklenici arasında sözleşme ilişkisinin varlığı nedeniyle Sağlık Bakanlığı aleyhine açılan davanın reddine, kiralananın eski hale getirilmesine yönelik istemin kısmen kabulü ile tabliye betonlarının sökümü ve nakli işi için 3.170,57 TL tazminatın davalı yükleniciden tahsiline karar verilmiştir.
Davaya konu Hakkari İli merkez Dağgöl mahallesinde bulunan ve M.. D.. ve ortakları adına tapuda kayıtlı 124 ada 77 nolu parselin 3.000m2 lik bölümü davalı tarafından şantiye alanı olarak kullanılmak üzere paydaş M.. D..’den kiralanmıştır. Sözleşme 15.10.2005 başlangıç tarihli ve 18 ay sürelidir. Kira ilişkisinin sona ermesini müteakip taşınmaz paydaşlarının açtığı işbu davada; davalının kullanımının sözleşmeye ve rızaya dayalı olmadığını, davalının kullanım sırasında moloz ve hafriyat dökmek suretiyle taşınmaza zarar verdiği iddia etmişlerdir. Mahkemece, sözleşme dışı olan davacıların kira ilişkisine muvafakat ettiklerinden ecrimisil isteminin reddine karar verilmiş ise de davacılar vekili 03.04.2009 tarihli keşif tutanağındaki beyanında; ecrimisil konusundaki talebini atiye terk etmiş olup mahkemece atiye terk olgusu gözetilmeksizin ve bu konuda davalıların diyecekleri sorulmaksızın istemin esası hakkında incelenme yapılarak karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan kiralanan taşınmaza hafriyat dökülerek zarar verildiği iddiasına ilişkin bilirkişi raporları denetime elverişli olmadığı gibi mahkemece yapılan araştırma da hüküm vermek için yeterli değildir. Uzman bilirkişilerden bilim ve tekniğe uygun gerekçeli rapor alınmalı sunulan rapor tarafların ve Yargıtay’ın denetimine elverişli olmalıdır. Ancak bu şekilde alınan bilirkişi raporu hükme dayanak teşkil edebilir. Somut olayda hafriyat dökülerek kiralanana zarar verildiği iddiasına ilişkin olarak belediyece düzenlenmiş halihazır haritalara dayanılmıştır. Bu durumda mahkemece hastane inşaatından önceki ve sonraki tarihlere ilişkin halihazır haritalar ilgili yerden getirtilip kadastro paftası ile çakıştırılarak dava konusu parsellerin hali hazır harita üzerindeki konum ve durumları ayrı ayrı tespit edilmeli, çakıştırılmış haritalar üzerindeki somut verilerden hareketle saha üzerinden hafriyat çalışması yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise miktarı önceki bilirkişiler dışında seçilecek harita mühendislerinden oluşacak bilirkişiler kurulundan rapor alınarak saptanmalıdır. Alınacak raporda hesaplamanın dayandığı somut veriler denetime elverişli şekilde gösterilmeli ve rapor gerekçeli olmalıdır. Mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmaksızın yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda 2nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy