MAHKEMESİ : Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/04/2014
NUMARASI : 2013/1036-2014/374
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, 15.07.2013 tarihinde ödenmesi gereken 20.000 Euro kira alacağının ödenmemesi nedeniyle davalı borçlu aleyhine tahliye talepli icra takibi başlattıklarını, davalı borçlu tarafından haksız yere borca itiraz edildiğini belirterek itirazın kaldırılmasına ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinin bir nüsha olarak düzenlendiğini, bu nüshanın da davacı elinde bulunduğunu, kendilerine daha sonradan gönderilen, davacı şirketin sigortalı muhasebe şefi tarafından aslı gibidir onaylı suretinde kira bedelinin ödeme tarihi kısmının boş olduğunu, bu nedenle alacağın muaccel hale gelmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, davalının itirazının kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesi üzerine karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 01.06.2013 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Takibe dayanak yapılan kira sözleşmesinin “kira bedeli ve ödeme şekli” başlıklı 7. maddesinde kira bedelinin yıllık 20.000 Euro olduğu belirtilmiş olup kira bedelinin hangi tarihte ödeneceği konusunda açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu madde altında yer verilen ödemeler başlıklı bölüme el yazısıyla "15.07.2013 20.000" ibarelerinin yazıldığı, davacının buna dayanarak 19/08/2013 tarihinde başlattığı icra takibi ile kira alacağının tahsilini ve kiralananın tahliyesini talep ettiği, davalı borçlunun alacaklıya muaccel hale gelmiş bir borç bulunmadığını bildirerek icra takibine itiraz ettiği, cevap dilekçesinde ise kendisinde bulunan kira sözleşmesinde ödeme zamanı olarak belirtilen elle yazılan ifadelerinin bulunmadığını savunduğu ve ödeme tarihinin yazılı olmadığı kira sözleşmesini dosyaya sunduğu görülmüştür. Davacı tarafından ibraz edilen sözleşmedeki el yazısı ile yazılan ibarelerin davalı tarafça paraf edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda kira bedelinin kira sözleşmesine göre ödeme zamanı açıkça belli olmadığından uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirir. Mahkemece istemin bu gerekçe ile reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy