MAHKEMESİ : Bursa 8. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/03/2014
NUMARASI : 2013/581-2014/143
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı ve davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın kaldırılması isteminin kısmen kabulüne ve tahliye istemi konusuz kaldığından tahliye istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davalı ve davacı tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre, davacı ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının kira alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalının kiracı olarak taşınmazında bulunduğunu, davalı hakkında Bursa 17 İcra Müdürlüğünün 2013/9117 sayılı icra takip dosyası ile ihtaratlı alacak takibi yapıldığını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itirazının kaldırılmasını ve davaya konu taşınmazdan tahliyesini istemiştir.
Taraflar arasında imzalanan 20.1.2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı 20.09.2013 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2013 Temmuz-2013 Aralık ayları için aylık 5000,00 TL ve 2013 Haziran bakiye 3.000,00 TL olmak üzere 33000,00 TL kira alacağının tahsilini istemiştir. Davalı yasal süresi içerisinde yaptığı itirazında taşınmazı 2012 Ocak ayında tahliye ettiğini, aylık kira bedelinin 1500 TL olduğunu belirterek borca itiraz etmiştir.
Davacı vekili 18.02.2014 havale tarihli dilekçesi ile kiracıdan 05.02.2014 tarihinde 4.000,00 TL alındığını ve aynı tarihte taşınmazı tahliye ettiğini beyan etmiştir. Mahkemece davacı vekilinin kabul ettiği ödeme üzerinde durulmadan yazılı şekilde kira alacağına hükmedilmesi doğru değildir.
3-Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı
7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun'da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Taraflar arasında imzalanan 20.1.2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşmeye göre taşınmaz mobilya ve beyaz eşya satış mağazası olarak kiralanmıştır. Sözleşmenin 4. maddesinde “bir aylık kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ödenmeyen aydan itibaren dönem sonuna kadar olan kira bedelleri muacceliyet kesbeder” koşuluna yer verildiği görülmekte ise de; dosya kapsamından kiracının TTK. nu kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında TBK.nun 346.maddesinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilmeli, tacir olmadığının anlaşılması halinde ise; yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağına göre yapılması gerekirken yazılı şekilde takip tarihine kadar olan kira alacağına hükmedilmesi ve takipte istenen 2013 Haziran ayı yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru değildir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda ( 2 ) ve ( 3 ) No'lu bentte yazılı nedenlerle davalının ve davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy