MAHKEMESİ : Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/04/2014
NUMARASI : 2013/1039-2014/377
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, 15.07.2013 tarihinde ödenmesi gereken 25.000 euro kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle davalı borçlu aleyhine tahliye talepli icra takibi başlattıklarını, davalı borçlu tarafından haksız yere borca itiraz edildiğini belirterek itirazın kaldırılmasına ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinin bir nüsha olarak düzenlenip davacı elinde bulunduğunu, sözleşmeye göre kira bedelinin ödeme tarihi kısmının boş olduğunu, bu nedenle alacağın muaccel hale gelmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında 01.06.2013 başlangıç tarihli ve oniki ay süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Takibe dayanak yapılan kira sözleşmesinin “kira bedeli ve ödeme şekli” başlıklı 7. maddesinde kira bedelinin yıllık 25.000 euro olduğu belirtilmiş hangi tarihte ödeneceği konusunda açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu madde altında yer verilen “ödemeler” başlıklı bölüme el yazısıyla “15.07.2013 25.000 ” ibarelerinin yazıldığı, davacının buna dayanarak icra takibinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı borçlu, alacaklıya muaccel hale gelmiş bir boru bulunmadığını bildirerek kendisinde bulunan kira sözleşmesinde ödeme zamanı olarak belirtilen ve elle yazılan ifadelerinin bulunmadığını bildirmiştir. Davacı tarafından ibraz edilen sözleşmedeki el yazısı ile yazılan ibarelerin davalı tarafça paraf edilmediği görülmüştür. Bu durumda, kira bedelinin ödeme zamanı kira sözleşmesine göre açıkça belli olmadığından uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirir. Mahkemece istemin bu gerekçe ile reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy