MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 17/12/2013
NUMARASI: 2013/407-2013/837
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ödenmeyen kira bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 15.04.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, kira paralarının ödenmemesi üzerine tahsili amacıyla başlatılan icra takibin itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde, kira sözleşmesinde birden fazla kiraya veren bulunduğunu, takibin sadece davacı tarafından başlatıldığını, davanın da davacı tarafından açıldığını, kiraya verenler arasında mecburi takip ve dava arkadaşlığı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının tek başına takip yapıp dava açamayacağı, kiraya verenler arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kira sözleşmesinde birden fazla kiraya veren var ise, kira borcu bölünebilen borçlardan olduğundan payları belli olan kiraya verenlerden her biri yalnız başına kendi payına düşen kira bedeli için alacak davası açabileceği gibi birlikte de dava açabilirler. Payları belli değil ise kira bedelinin eşit şekilde paylaştırılması gerekir.
İcra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.04.2011 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli yazılı kira sözleşmesinde aylık kira parasının 7.000 TL olduğu ve kiralananın üç kişi tarafından kiraya verildiği, davacının sözleşmedeki üç kiraya verenden biri olduğu, kira sözleşmesinin de diğer kiraya verenlere vekaleten davacı Ahmet tarafından imzalandığı görülmektedir. Kira bedellerinin davacı -alacaklı Ahmet 'in belirtilen banka hesabına ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı, Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün 2013/1778 esas sayılı icra takip dosyasında 18.02.2013 tarihli takip talebi ile takip tarihine kadar ödenmeyen 9330 TL kira parasının tahsilini talep etmiştir. Sözleşmede kararlaştırılan kira bedelinin ödenme biçimine göre diğer kiraya verenlerin kira bedelinin tahsili konusunda davacı Ahmet'i yetkili kıldıklarının kabulü gerekir. Bu durumda davacı Ahmet'in kira bedelinin tümü yönünden takip yapma ve dava açma hakkı bulunmaktadır. Davacı Ahmet'in kira alacağının tamamının tahsilini talep etmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece işin esasına girilerek esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken mecburi dava arkadaşlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.