MAHKEMESİ: Manisa 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 29/04/2014
NUMARASI: 2014/31-2014/98
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili ve tahliye istemi ile yapılan icra takibine vaki kısmi itirazın kaldırılması takibin devamı ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 06/06/2012 başlangıç, 1 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Sözleşmede, kira bedelinin 650 TL olarak her ayın ilk 5 gününde ödeneceği, özel koşullar 2.maddesi ile; bir kira bedeli ödenmediği taktirde gelecek kira paralarının muaccel olacağı hükmü düzenlenmiştir. Kira sözleşmesinin özel koşullar bölümü 2.maddesinde kararlaştırılan muacceliyet şartı geçerli olup, tarafları bağlar. Davacı alacaklı, 23/12/2013 tarihinde başlattığı icra takibi ile; 2013 yılı Kasım ,Aralık ayları 2.000 TL kira alacağı ile bu ayların ödenmemesi nedeniyle muaccel olan 2014 yılı Ocak -Nisan arası muaccel olan toplam 6.000 TL kira bedeli ile 66,60 TL işlemiş faizin tahsilini istemiştir. Davalı borçlu vekili talep edilen Kasım ayı kira bedelinin ödendiğini ,TBK hükümleri gereğince muacceliyet şartının geçersiz olup takipten sonraki aylara ilişkin kira bedellerinin talep edilemeyeceğini bildirerek itirazda bulunmuştur.
Kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı Kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun'da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku
tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 2. maddesinde bir kira bedelinin ödenmemesi halinde dönem sonuna kadar kiraların muaccel olacağı koşuluna yer verildiği görülmektedir. Kiracı N.. Emlak K.. Ürünleri İmali ve Ticareti İnş.Müt.G.m.. Yap.Malz.Dek.Tur.Paz.Gıda Tekstil Taah.İth.İhr.San ve Tic.Ltd. Şirketi olup, tüzel kişidir.Bu durumda 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümleri tatbik olunacağından sözleşmedeki muacceliyet hükümlerinin davalı için geçerli olduğu,takip konusu edilen 2013 yılı Kasım ayı kirası en geç 5.11.2013 tarihinde ödenmesi gerekirken 20.11.2013 tarihinde ödenerek geç ödeme sebebiyle gelecek kiraların sözleşmesinin 2. maddesi gereğince muaccel hale geldiği anlaşılmıştır.Bu hususlar gözetilerek işin esası incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 maddesi ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.