MAHKEMESİ : Beyşehir Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/03/2014
NUMARASI : 2012/29-2014/191
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, halen 2.000 TL olarak ödenmekte olan kira parasının 27.09.2011 tarihinden itibaren net 6.000 TL olarak tespitine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 27.09.2006 başlangıç tarihli, dört yıl süreli aylık 1.100 TL bedelli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kira artış şartı yer almamaktadır. Kira sözleşmesindeki sürenin sona ermesinden sonra davacı, davalıya 23.08.2011 tarihinde keşide, 26.08.2011 tarihinde tebliğ ettirdiği ihtarname ile kira parasında beş yıldır bir artış yapılmadığını belirterek, 27.09.2011 tarihinde başlayacak yeni kira döneminden itibaren net 6.000 TL olarak ödenmesini talep etmiş,13.01.2012 tarihinde açmış olduğu işbu dava ile de aynı istemini yinelemiştir. Bu durumda tespit edilen kira parasının hangi tarihten itibaren geçerli olacağı konusu önem arz etmektedir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun'un 11. maddesi hükmüne göre kiracı kira süresinin bitiminden en az onbeş gün önce kiralananı tahliye edeceğini yazılı olarak bildirmediği takdirde sözleşme aynı şartlarla bir yıl uzamış sayılır. Kanunun bu maddesinden anlaşılacağı üzere 6570 Sayılı Kanun kapsamında kalan taşınmazlara ait kira sözleşmelerinde sözleşme sonunda sebep göstermeden akdi feshetme yetkisi sadece kiracıya tanınmıştır. Kiraya veren sebep göstermeden yalnızca süre bitimi nedeniyle böyle bir sözleşmeyi sona erdiremez. İşte bu nedenledir ki, yeni kira dönemi başlamadan en az onbeş gün önce kiraya veren ihtarname ile kiranın artırılması isteminde bulunmaz ya da bu süre zarfında kira tespit davasına ait dava dilekçesi davalıya tebliğ olunmaz ise, o zaman tespit edilecek kira parası bir sonraki dönem için hüküm ifade eder. Bunun anlamı ve amacı kiracının 6570 Sayılı Kanun'un 11. maddesindeki süreden yararlanma olanağını ortadan kaldırmamaktır. Yeni kira yılında kiranın artırılacağı tehdidi altında olan kiracı akdi devam ettirip ettirmeme konusunda düşünerek bir karar verecektir. Yine taraflar arasındaki kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünde kira parasının her yıl belirli bir oranda artırılacağı kararlaştırılmış ise, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre yeni dönem kira parasının geçerli olacağı tarih saptanırken 21.11.1966 gün ve 18 / 10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda sözü edilen ihtar ve dava dilekçesinin tebliği tarihinin önemi yoktur. Davanın tespiti istenen dönem içinde açılması yeterlidir. Böyle bir sözleşmeyle kiracı olan kimse yeni dönemde kira parasının artırılacağını bilir. Bu nedenle isterse yazılı ihbarda bulunmak şartı ile kira sözleşmesini sona erdirebilir.
Olayımıza gelince; Davada dayanılan kira sözleşmesinde bir kira artış şartı olmamakla birlikte, davacı 27.09.2011 tarihinde yenilenecek kira döneminden önce 23.08.2011 keşide ve 26.08.2011 tebliğ tarihli ihtarname ile kira artış isteminde bulunmuş, dava da tespiti istenen 27.09.2011- 27.09.2012 kira dönemi içinde 13.01.2012 tarihinde süresinde açılmış olduğundan mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy