MAHKEMESİ : Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/11/2013
NUMARASI : 2013/708-2013/1357
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı-karşı davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava; depozito bedelinin iadesi,karşı dava,erken tahliye nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece,asıl davanın kabulüne,karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde, davalıya ait taşınmazı muayenehane olarak kullanmak üzere kiraladığını, İl Sağlık Müdürülüğüne yapmış olduğu başvuruda muayenehane ruhsatı için taşınmazın depreme dayanıklılık raporu ve yangına karşı gerekli tedbirlerin alındığını gösteren belgenin istendiğini, kiralayan tarafından bu belgelerin temin edilmediğini, bu nedenle ruhsat alamadığını,filen taşınmazın depreme dayanıklılık belgesinin alınmasının mümkün olmadığını 29.06.2012 tarihli ihbarname ile kiralananı tahliye etmek zorunda olduğunu kiralayana bildirerek bir ay önce ihbar etme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, tahliye tarihi itibariyle kiraları ve apartman aidatlarını ödeyerek anahtarı teslim etmesine rağmen depozitonun iade edilmediğini belirterek 3.700,00 TL depozito bedelinin iadesini istemiştir. Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde ,davacı kiracının kira sözleşmesinin süresi dolmadan sözleşmenin onuncu ayı olan Temmuz 2012 ile birlikte kira sözleşmesini haksız ve kötü niyetli bir şekilde feshettiğini,sözleşmenin 5. maddesinin " ruhsat verilmeme kararı öğrenildikten sonra bir ay önceden yazılı ihtar etmek sureti ile " sözleşmeyi feshetme hakkı olduğunu, oysa kiracının 13.11.2012 tarihinde ruhsat verilmeyeceğini öğrendiğini, kira sözleşmesinden öngörülen bir aylık sürenin bundan sonra başlayacağını, davacının kira sözleşmesini 31.07.2012 tarihinde feshettiğini, kira sözleşmesinde bulunan koşullara uyulmadan fesih olduğu için davacının davasının reddi gerektiğini ve erken tahliye nedeniyle kiraya konu taşınmazın kiraya verilebileceği sürenin hesaplanarak bedelinin davacıdan tazmini için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00-TL kira tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece,asıl davanın kabulüne,karşı davanın reddine karar verilmiştir.
1-Davalı-karşı davacı vekilinin karşı dava yönünden temyiz itirazları incelendiğinde; Taraflar arasında 01.10.2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Kira sözleşmesinin özel şartlar 5. maddesinde Kiracıların ilk yıl için Sağlık Bakanlığı, İl Sağlık Müdürlüğüne başvurarak muayenehane açmak için ruhsat alacağı, ilk yıla mahsus ve sadece bu başvurunun kabul edilmemesi haline ilişkin olarak, İl Sağlık Müdürlüğünce muayenehaneye ruhsat verilmemesi kararı öğrenildikten sonra, bir ay önceden yazılı olarak ihbar etmek şartı ile sözleşmenin kira döneminin bitiminden evvel feshedilerek kiralananın tahliye edilebileceği kararlaştırılmıştır. Davacı-karşı davalı kiracının İl Sağlık Müdürlüğüne muayenehane ruhsat başvurusu yaptığını beyan ettiğine göre bu başvuru sonucu ile sonucun davacı-karşı davalıya tebliğ edilip edilmediği hususunun araştırılarak sonucuna göre fesih ihbarının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi doğru değildir.
2-Davalı-karşı davacı vekilinin asıl dava yönünden temyiz itirazlarına gelince ; Kira sözleşmesi özel şartlar 8. maddesine göre 3.700,00 TL depozito bedeli kira sözleşmesindeki tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesinin teminatı olarak verilmiş olup tahliye anında kesin ibralaşmaya müteakip kiracılardan birine faizsiz olarak iade edilecektir. Davacı/karşı davalının depozito bedelinin iadesini talep etme hakkı kira sözleşmesinin 5. maddesine uygun davranılıp davranılmadığına bağlı olduğundan mahkemece ilk önce yukarıda izah edilen hususlar gözönünde bulundurularak karşı davanın çözümlenmesi gerekirken yazılı şekilde asıl dava hakkında karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy