MAHKEMESİ: Çeşme İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 18/03/2014
NUMARASI: 2014/16-2014/33
Dava, kesinleşen icra takibi sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmemiş ise de, davalının Limited Şirketi olması sebebiyle karar tebliği Tebligat Yasası'nın 12 ve 13, Tebligat Tüzüğü'nün 17 ve 18.maddelerine hemde Tebligat Yasası'nın 21.maddesinde açıklanan usullere uygun şekilde yapılmadığından öğrenmeye nazaran 06.05.2014 günlü temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, tahliye istemli olarak kira alacağının tahsili için başlatılan takibe borçlu tarafından itiraz edilmemesi üzerine davalı tarafından ödeme yapılmadığından bahisle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davalı borçlunun tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından dava dilekçesi ekli ve duruşma gününü bildirir tebligatın usulüne uygun şekilde davalı şirkete tebliğ edilmediğinden bahisle temyiz edilmiştir.
Somut olayda, karar ekli tebligat, adresin kapalı olması sebebiyle Tebligat Kanunun'un 21.maddesine göre yapılmıştır. Tebligat yapılan adres davalı şirketin dosyada mevcut imza sirkülerinde yazılı ve ticaret sicilinde kayıtlı şirket adresi değildir. Bu nedenle davalı şirkete yapılan karar ekli tebligat usulsüzdür. Ayrıca davalı şirket adına kiralananın adresini gönderilen dava dilekçesi, tensip zatpı ve duruşma gününü bildirir tebligat "daimi çalışan İ.. Ö.." imzasına tebliğ edilmiştir. Tebligat Yasası'nın 12 ve 13, Tebligat Tüzüğünün 17 ve 18.maddeleri tüzel kişilerine yapılacak tebligat hususunu düzenlemiş olup, anılan madde hükümlerine göre tebligatın tüzel kişinin selahiyetli mümessillerine yapılması tebligat yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğin tüzel kişinin o yerdeki memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerekir. Davalı şirkete yapılan tebligat parçasında davalı şirketin yetkili mümessillerinin hangi nedenle tebligatı alamayacak durumda oldukları belirtilmemiştir.
Bu durumda tebligatın Tebligat Yasası ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine göre usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği kabul edilemez ve bu şekilde usulsüz tebliğ edilen dava dilekçesi ekli meşruhatlı davetiye hukuki sonuç doğurmaz.
Davalının duruşma gününden haberi olmadığından davayı katılamadığını beyan etmesine göre usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında savunma hakkı kısıtlanarak karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.