MAHKEMESİ : Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/01/2014
NUMARASI : 2013/1161-2014/88
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istemli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlu tarafından yasal sürede itiraz edilmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere ve temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre, davacı vekilinin tahliye isteminin reddine ilişkin karara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin kira alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davada ve icra takibinde dayanılan 27/11/2008 tanzim 2009 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi ile davacı L.. Ş..'in üzerinde otel bulunan taşınmazdaki 1/3 hissesini davalıya kiraladığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Medeni Kanunun paylı mülkiyete ilişkin 691.maddesi hükmüne göre kiraya verme önemli idari işlemlerden olup, pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması gerekir. Belirtilen bu çoğunluk sağlanmadan malın kiraya verilmesi halinde sözleşmenin tarafı olmayan paydaşlarca sözleşmenin geçersizliği öne sürülebilir. Ne var ki, bu koşul temin edilmeden bir kira sözleşmesi yapılmış ise tarafları bakımından sözleşme hüküm ifade etmeye devam eder. Bu husus sözleşmeye bağlılık ilkesinin bir sonucudur. Kiralayan konumunda olan paydaş sözleşme ile yükümlendiği borçları ifa ettiği müddetçe davalı kiracıdan kendi borçlarını ifa etmesini isteyebilir.Bu durumda davacının kiralayan sıfatıyla imzaladığı sözleşmeye dayanarak bölünebilir haklardan olan kira alacağından payına düşen kısmını istemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece bu husus üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile kira alacağı isteminin de reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (2) No'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın alacağa hasren BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy