MAHKEMESİ: Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 16/04/2014
NUMARASI: 2013/1394-2014/467
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kira süresinin sona ermesi nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 18.07.2002 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile dükkan nitelikli kiralanan, spor salonu olarak kullanılması için davalıya kiralanmıştır. Davacı 09.08.2011 tarihinde açmış olduğu işbu dava ile kira sözleşmesinin 18.07.2011 tarihinde sona ermesine ve sözleşmenin yenilenmeyeceğinin davalıya ihtarnameler ile bildirilmesine karşın taşınmazın tahliye edilmediğini belirterek, kiralananın süre bitimi nedeniyle tahliyesini talep etmiş, yargılama sırasında vermiş olduğu 20.02.2012 tarihli dilekçesi ile de, kiralanana spor merkezi olarak ihtiyacı olduğundan, bu nedenle de tahliye kararı verilmesini istemiştir. Her ne kadar sözleşme süresinin 18.07.2003 tarihinde sona ermesinden sonra kira sözleşmesi 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun'un 11. maddesine göre 18 Temmuz tarihi itibariyle yıldan yıla yenilenerek uzamış ise de, belediyelere 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinden yararlanma hakkı tanıyan 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesinin yürürlüğe girdiği 13.07.2005 tarihini izleyen son dönemin bittiği 18.07.2005 tarihi itibariyle sözleşmenin sona erdiğinin kabulü gerekir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu kiralananın 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu ile kiraya verilip davada bu yasa hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, davalının ise kira süresinin sona ermesine karşın kiralananı tahliye etmediği belirtilerek, davanın kabulüne, kiralananın tahliyesine karar verilmiş, iş yeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemi konusunda bir değerlendirme yapılmamıştır. Hüküm, davalının temyizi üzerine Dairemizin 03.10.2013 gün ve 2013 / 13037 Esas, 2013 / 13522 Karar sayılı kararı ile kiralananın 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu çerçevesinde kiraya verilip verilip verilmediğinin araştırılması gerektiğine işaretle bozulmuştur. Bozma sonrasında davacı belediye, kiralananın başlangıçta 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi gereğince açık teklif usulü artırma ile dava dışı L. A.'a ihale edildiğini, adı geçen ile 02.11.2001 tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini, daha sonra kiracının iş yerini devretmek istemesi üzerine belediye encümeninin 19.07.2002 tarih ve 1909 / 2754 sayılı kararı ile söz konusu dükkanın bir yıl süre ile dosyadaki mevcut şartname doğrultusunda davalıya devredilmesine karar verdiğini, taraflar arasında da 19.08.2002 düzenleme tarihli kira sözleşmesi yapıldığını belirtmiştir. Bu yanıt üzerine
mahkemece kiralananın davalıya ihale ile kiralanmaması, bu nedenle 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesine göre tahliye istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bununla birlikte kiralanan, başlangıçta ve doğrudan ihalesiz şekilde davalıya kiralanmamıştır. Dava dışı Levent Akkuş'a ihale edilip, kira sözleşmesi düzenlendikten sonra davacının onayı ile ve mevcut şartname doğrultusunda kira sözleşmesi ve kiralanan davalıya devredilmiştir. Başka bir anlatımla, davalı ihale sonucu kiralanan taşınmazda devralan sıfatı ile kiracılığı sürdürmüştür. Taşınmazın bu şekilde devredilmiş olması, kiralananın başlangıçta ihale ile kiraya verildiği olgusunu ortadan kaldırmaz. Bu durumda yukarıda açıklandığı üzere yıldan yıla yenilenen kira sözleşmesi, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesi gereğince 18.07.2005 tarihi itibariyle sona erip, davalı bu tarihten itibaren taşınmazda fuzuli şagil haline geldiğinden mahkemece süre bitimi nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.