MAHKEMESİ : Ceyhan Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/03/2011
NUMARASI : 1997/924-2011/377
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm kayyım vekili ve bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27.maddesi hükmüne göre davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Davanın tarafları da bu kapsamda hukuki dinlenme hakkına sahip olup hakim davanın taraflarını dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hüküm veremez. Mahkemece duruşma gününden haberdar edilmek suretiyle bu hakkın ilgililere tanınması gerekir. Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. Davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Satışına karar verilen 110 Nolu parselin tapu kaydı paydaşlarından A.. A.. Mirasçısı İ.. A.. yargılama devam ederken 16.12.2002 tarihinde ölmüş ve geriye mirasçı olarak Ayşe, Mehmet, Ömer, Kerim, Fatma, Halil Birol ve Musa Şenol’u bırakmıştır. Adı geçen mirasçılar usule uygun şekilde davaya dahil edilmemiş, taraf teşkili sağlanmamıştır. Öte yandan dahili davalılar Durdane Mert, F.. M.., Nurgül Atçı, Ayşe Kundakçı, H.. U.., E.. M.. (Ahmet kızı), E.. M.. (İzzet kızı), Tuğba Mert, Hatun Mert, Güllü Mert, Hacer Mert, E.. M.., A.. M.. ve bir kısım dahili davalılar adına çıkarılan dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiyenin bila tebliğ iade edilmesi üzerine ilanen tebligat yapılmış ise de Tebligat Kanunun 29 ve tüzüğün 47/2 maddesi gereğince yeterli adres araştırması yapılmadığı gibi tebliğ olunacak evrak suretinin mahkeme divanhanesinde bir ay süreyle asıldığına dair belgeye de dosya kapsamında rastlanılmamıştır. Bu durumda tebligatın usulüne uygun olduğundan söz edilemez. Mahkemece, adı geçen davalılar ve dahili davalılara Tebligat Kanunun'da yapılan son değişiklikler de nazara alınarak, usulüne uygun tebligat yapılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm
tesisi doğru değildir. O nedenledir ki mahkemece davaya konu parsele ilişkin doğru ve tam bilgileri içeren son tarihli tapu kaydı getirtilerek inceleme yapılması, tapu kaydında ismi geçen paydaşlardan oluşan taraf listesinin hazırlanarak ölü olanlar var ise alınacak mirasçılık belgelerine göre mirasçılarının da eksiksiz bir şekilde bu listeye eklenmesi, bu şekilde oluşturulacak taraf listesinde ismi geçenlerin 6100 sayılı HMK’nun 27.maddesi uyarınca davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması zorunlu olup mahkemece belirtilen bu hususlara riayet edilmeksizin noksan taraf teşkili ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir
Hüküm açıklanan bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy