MAHKEMESİ : Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/10/2013
NUMARASI : 2012/239-2013/898
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davalının önceki malik ile yapılan 01/03/2002 başlangıç tarihli, bir yıl süreli sözlü kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, müvekkilinin otelde kaldığını ve konuta ihtiyacı bulunduğunu belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, ihtiyaç iddiasının gerçek ve samimi olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Önceki malik ile davalı arasında düzenlenen 01/03/2002 başlangıç tarihli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece, davacının 18 adet taşınmazının bulunduğu, diğer taşınmazdan bir kısmına tadilat yaptırmak suretiyle oturmaya elverişli hale getirilmesinin mümkün olduğunu, davacının konut ihtiyacını giderebilmek için davalının bulunduğu taşınmazın tahliyesinden başka pek çok yola kolaylıkla başvurabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı adına kayıtlı 18 taşınmazdan dava konusu taşınmaz, içinde evi olan narenciye bahçesi vasfında kayıtlı olup, diğer taşınmazlar ise tarla, bahçe, zeytinlik, arsa ve kargir otel vasfında olup davacının konut vasfında adına kayıtlı başka bir taşınmazı bulunmamaktadır. Davacının dinlettiği tanıklar, davacının otelde kaldığını, dava konusu taşınmazı konut olarak kullanmak amacıyla satın aldığını beyan etmişlerdir. Davacının iddiasını doğrulayan belgelerden, tanık ifadelerinden ve tüm dosya kapsamından ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğu anlaşıldığından kiralananın tahliyesine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy