MAHKEMESİ: Diyarbakır 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 19/09/2013
NUMARASI: 2013/356-2013/1284
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava sözleşmedeki artış şartına dayalı fark kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davalının müvekkiline ait işyerinde 06.03.2007 tarihli sözleşme uyarınca kiracı olduğunu, sözleşmede artış şartı bulunmasına rağmen davalının bu koşula uymayıp her hangi bir kira artışı yapmadan kira bedellerini eksik ödediğini, bu nedenle davalının 2009 yılı, 2012 yılı ve 2013 yılı Ocak ve şubat aylarından eksik ödeme nedeniyle şimdilik 5.000 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, eksik ödemenin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının ıslah talebi de nazara alınarak bilirkişi raporunda hesaplanan 21.242 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan kira sözleşmesi 06.03.2007 başlangıç tarihli ve 5 yıl sürelidir. Sözleşmede birbirini tamamlayan iki artış koşuluna yer verilmiştir. Sözleşmenin ek özel koşullar 4.maddesinde beş yıllık sözleşme süresinin ilk yıldan sonraki dört kira yılında kira bedelinin bir önceki yıl kirasının maliye bakanlığınca devlet kiralamaları için belirlenen kira artırım oranında artırılması suretiyle ödeneceği kararlaştırılmış ve yine özel koşullar 6.maddesinde kontrat bitiminde kira rayiç bedelinin yıllık tefe-tüfe ortalaması oranında artırılması kararlaştırılmıştır. Davacı, sözleşmedeki artış koşuluna göre 2009 yılı, 2012 yılı ve 2013 yılı Ocak ve Şubat ayları kira parasının eksik ödendiği iddiasındadır. Uyuşmazlığın 6098 sayılı TBK’nun 344.maddesi hükmü ve taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri birlikte değerlendirilerek çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise sözleşme hükümlerinde yer alan artış koşulunun neye tekabül ettiği ve davalı lehine olup olmadığı tartışılmaksızın TBK’nun 344.maddesi hükmü çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonuca gidilmiştir. Öte yandan kabul şekline göre de; kira atışışının TÜİK’in yayınladığı ÜFE on iki aylık ortalama artış oranı üzerinden hesaplanması gerekirken bilirkişi raporunda doğrudan endeks oranının esas alınması da hatalıdır. Mahkemece, usulü müktesep hak ilkesi gözetilerek yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınıp alacak hesabı yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hukuka uygun olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.