MAHKEMESİ : İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/05/2014
NUMARASI : 2014/337-2014/508
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine, davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur. Mahkemece, istemin reddedilmesi üzerine, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, davalı ile arasında düzenlenmiş 01.12.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak 03.02.2014 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile 880 TL bakiye kira alacağı ile aylık 440 TL’den 2013 Ocak ve Şubat ayları kira paralarının tahsilini istemiştir. Davalı borçlu süresindeki itirazında", böyle bir borcunun bulunmadığını, kira aktine itirazda bulunduğunu, böyle bir kira akdinin varlığını kabul etmediğini, tebliğ edilen ödeme emrine İİK.nu uyarınca dayanak kira sözleşmesi sureti eklenmediğinden ödeme emrinin usul ve yasaya aykırı olduğunu" savunmuştur. Ödeme emrinin geçerli olup olmadığı ve ödeme emrinde bulunması gereken unsurların eksik olması şikâyete tabi olup, ödeme emri ile kira sözleşmesinin gönderilmemesi ancak şikâyet yoluyla ileri sürülebilir. Ödeme emri şikayet yolu ile iptal edilmediği müddetçe geçerlidir. Davalı icra takibinde dayanılan kira sözleşmesi altındaki imzasını açık ve kesin olarak reddetmemiştir. Davalı borçlunun bu şekildeki itirazı borca itiraz niteliğindedir. İİK.nun 269/2. maddesi hükmüne göre borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi kabul etmiş sayılır. Davalı borçlu takibe itirazında açıkça ve ayrıca kira sözleşmesindeki imzasına ve alacağın miktarına karşı çıkmadığına göre, kira ilişkisi ve takip konusu miktar kesinleşmiştir. Bu durumda alacaklı davacının itiraz üzerine icra takibinde dayandığı kira sözleşmesine istinaden itirazın kaldırılmasını istemesinde bir usulsüzlük yoktur. Bu itibarla mahkemece, işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde yargılamayı gerektirdiğinden bahisle istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy