MAHKEMESİ: Kayseri 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 27/03/2014
NUMARASI: 2013/1727-2014/413
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 15.11.2013 tarihinden itibaren aylık kiranın 7.000 USD olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının davacıya ait taşınmazda aylık 5.416,66 USD bedelle kiracı olduğunu, davalının ödediği kira bedelinin emsallerin çok altında kaldığını belirterek 15.11.2013 tarihinden itibaren aylık kira bedellerinin 10.146,66 USD olarak tespitini istemiştir. Davalı vekili, talep edilen kira bedelinin fahiş olduğunu, davalıya gönderilen ihtarnamede kira artış isteği bulunmadığından davanın süresinde olmadığını ve davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 15.11.2008 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli olup, kira tespiti istenilen dönem hak ve nesafet dönemidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira bedeli 7.000 USD olarak belirtilmiş, mahkeme belirlenen bu bedelden hak ve nesafet indirimi yapılmadan kira parasına hükmedilmiştir. Böyle bir uygulama 18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına ve oranda belirlenen "Hak ve nesafet" ilkesine aykırı olur. Zira HGK 21.03.1990 gün ve 13/193 Sayılı kararında da açıklandığı üzere TBK 347 (6570 Sayılı Kanunun 11.maddesi) gereğince kira sözleşmesi yıldan yıla yenilenmekte olduğundan taşınmazın boş olduğu farz ve kabul edilerek sonuca gidilemez. Bu ilke ve esaslar gözetilerek bilirkişilerin taşınmazın boş olarak getirebileceğini bildirdikleri kira parasından (kiracılık süresince) uygun bir hak ve nesafet indirimi yapılması ve tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun bir kira parası saptanması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.