(2004 S. K. m. 68)
Dava ve Karar: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak kararın icra mahkemesinden verilmiş olması sebebi ile duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili ve kiralananın tahliyesi amacıyla yapılan takibe itiraz edilmemesi ve yasal süresinde de takibe konu kira parasının ödenmemesi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, 23.09.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile müvekkilinin kiracısı olduğunu, kira parasının ödenmemesi nedeniyle 19.06.2013 tarihinde haciz ve tahliye istemli başlattıkları icra takibi aylık 550,00 TL den 2011 yılı Aralık ayından 2012 yılı Eylül ayına kadar kira para parasının tahsilini talep ettiklerini, davalının ödeme emrinin tebliğine rağmen yasal süresinde itiraz etmediğini, kira parasının ise yasal süresinden sonra ödendiğini belirterek davalının tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davacıya borçlarının olmadığını, tüm kiraların süresinde takipten önce ödendiğini, icra takibine de davacının hataen takip yaptığını düşünerek itiraz etmediklerini, belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiş, yapılan ödemeleri, ödeme tarihlerini, hangi ay kirasının ödendiğini gösteren ve ödemeler karşısında davacının imzası bulunan kendisinde bulunan kira sözleşmesi aslını sunmuştur. Davacının sunduğu ödemeleri gösteren ve davacının imzasını içeren kira sözleşmesi İİK'nun 68 maddesi kapsamında borcun ödendiğine ilişkin belge olup, davacı vekili belgedeki imzaları kabul etmiş, ancak ödemelerin icra takibinden ve ödeme emrinde verilen 30 günlük yasal süreden sonra yapıldığını, davalının ödemeleri yaptıktan sonra müvekkilini yanıltarak takibe konu kira bedellerini takipten önce süresinde yapmış gibi belgeyi imzalattığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davacı, davalının sunduğu belgenin aksini kanıtlayan belge sunamamıştır. Bu durumda davalının sunduğu ve imzası da davacı tarafından reddedilmeyen belgeye göre takibe konu kira parasının takipten önce ödendiğinin kabulü gerekir.
Buna göre, davalı takibe konu kira paralarını takip tarihinden önce ödediğini imzası davacı tarafından inkar edilmeyen belge ile kanıtlandığına göre temerrüt şartları gerçekleşmediğinden davacının tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.07.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy