MAHKEMESİ: Edremit İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 03/04/2014
NUMARASI: 2013/313-2014/166
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine, davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, icra inkar tazminatı ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece, istemin reddedilmesi üzerine karar, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, 01.01.2012 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli 600 TL aylık kira bedelli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 13.02.2013 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile 2012 yılı Ocak ayı ile 2013 yılı Şubat ayları arası kira paralarının tahsilini istemiştir. Takibe yasal süresi içinde itiraz eden davalı borçlu dayanak kira sözleşmesini boş olarak imzalayıp verdiğini, sözleşmenin ön yüzünün davacı tarafından sonradan doldurulduğunu, takip miktarı kadar borcu bulunmadığını, davacı alacaklıya sadece 1.715 TL borcu olduğunu belirterek takibe kısmen itiraz etmiştir. Davalı borçlu itirazında icra takibinde dayanılan kira sözleşmesi altındaki imzasına karşı çıkmamıştır. Davalı borçlunun bu şekildeki itirazı borca itiraz niteliğindedir. İİK.nun 269/2 maddesi hükmüne göre borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi kabul etmiş sayılır. Davalı borçlu takibe itirazında açıkça ve ayrıca kira sözleşmesindeki imzasına karşı çıkmadığına göre kira ilişkisi ve aylık kira miktarı kesinleşmiştir. Alacaklı davacının itiraz üzerine icra takibinde dayandığı kira sözleşmesine istinaden itirazın kaldırılmasını istemesinde bir usulsüzlük yoktur. Bu durumda sözleşme hükümleri doğrultusunda işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken yargılamayı gerektirdiğinden bahisle istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.