MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/05/2013
NUMARASI : 2010/735-2013/155
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit-istirdat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı tarafından açılan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, ekonomik durgunluk nedeniyle aylık kiranın 300 TL olarak ödendiğini, Davalı kiraya verenin 3 ayrı takip dosyası ile aylık 2.000 TL üzerinden icra takibi başlattığını, takip dosyaları nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile fazla ödenen 10.700 TL nin iadesini talep etmiştir. Davalı aylık kira bedelinin 300 TL olduğuna ilişkin iddiasının yerinde olmadığını, yazılı sözleşmenin 9 yıl önce yapıldığını, aylık kira bedelinin 500 TL olarak belirlendiğini, aradan geçen sürede aylık kira bedelinin artacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kira ilişkisinin varlığını ve kira bedelinin miktarını ispat yükü kiralayana aittir. Kira bedelinin ödendiğini ispat yükü ise kiracıdadır. Taraflarca imzalanan 05.11.2011 başlangıç tarihli, bir yıl süreli kira sözleşmesinde kira bedeli aylık 500 TL olarak belirlenmiştir. Sözleşmede artış oranı belirlenmemiştir.
Davacı Sincan 4. İcra Müdürlüğünün 2010/42 Esas sayılı dosyası ile 2009 yılı 8….12 ayları için aylık 1910 TL olarak 9550 TL, Sincan 3. İcra Müdürlüğünün 2010/1776 Esas sayılı dosyası ile 2010 yılı 1….5 ayları için aylık 2000 TL olarak 10.000 TL ve Sincan 4. İcra Müdürlüğünün 2010/2228 Esas sayılı dosyası ile 2010 yılı 6. ve 7. ayları için aylık 2000 TL olarak 4.000 TL'nin tahsili için icra takibi başlatılmıştır.
Davalı kiraya veren kira bedelinin daha fazla olduğunu ileri sürerek icra takibi başlatmış ise de bu olgunun aksini yazılı bir belge ile kanıtlayamamıştır. Bu durumda mahkemece yazılı sözleşmedeki kira bedeli dikkate alınarak, davalının cevap dilekçesinde sair delil demekle davalıya yemin teklif hakkı da hatırlatılarak sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.9.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy