MAHKEMESİ: İzmir 8. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 10/04/2014
NUMARASI: 2012/774-2014/122
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında, kira alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur. Mahkemece, asıl alacak konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, şartlar oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından icra inkar tazminatına yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan ve karara esas alınan 01.05.2009 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı 11.09.2012 tarihinde başlattığı icra takibi ile ödenmeyen 2012 yılının Ağustos ve Eylül ayı kira bedelleri ile sözleşmesinin özel şartlar 3. maddesine göre muaccel hale gelen 2012 yılının Ekim ayı ile 2013 yılının Nisan ayları arası aylık 2.500 TL'den 22.500 TL kira alacağının tahsilini istemiştir. Davalı borçlu, süresinde yapmış olduğu itirazında, 12.09.2012 tarihinde 3.000 TL ödediğini bu miktarın Ağustos ayı kirasının tamamı ile Eylül ayı kirasının 500 TL sini karşıladığını bu nedenle asıl alacağın 2.000 TL si dışındaki kısmı ile ferilerine itiraz ettiğini belirtmiştir.
Kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 346.maddesinde; Kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun'da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Yine İcra İflas Kanunu'nun 68. maddesinde '' İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir '' düzenlemesi bulunmaktadır. Düzenleme gereği tazminata hükmetmek için talep yeterlidir.
Davalı Ağustos ve Eylül ayı kiralarını yasal 30 günlük ödeme süresi içerisinde ödediğinden bu iki ay kira parası yönünden davacının tazminat talebi zaten yerinde değildir. Ancak taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin özel şartlar 3. maddesinde muacceliyet koşuluna yer verildiği görülmekte ise de; dosya içeriğinden kiracının TTK.nu kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında TBK.nun 346.maddesinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağından az yukarıda belirtilen İİK'nın 68. maddesi de dikkate alınarak muaccel hale gelen kira paraları yönünden dava tarihinden sonra ödenen kira miktarı üzerinden davacının tazminat talebinin kabulüne karar verilmeli, tacir olmadığının anlaşılması halinde ise; yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek tazminat isteğinin reddine karar verilmesi gerekir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın icra inkar tazminatına hasren BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.